
İstanbul Haberleri — AİŞE HÜMEYRA AKGÜN - Arabesk müziğin sevilen eserlerini kendine özgü düzenlemelerle yeniden yorumlayan Istanbul Arabesque Project, 15. yılında yeni projeleriyle müzik yolculuğunu sürdürüyor.
Grup, 15. yıl projesinin ilk single çalışması olarak sözleri Aşkın Tuna'ya, bestesi Selami Sel'e ait, 1988'de Cengiz Kurtoğlu'nun seslendirdiği "Resmini Öptüm de Yattım" parçasını yeniden düzenleyerek dijital müzik platformları üzerinden dinleyicilerle buluşturdu.
Arabesk ve rock müzik türlerini harmanlayan Istanbul Arabesque Project grubunun kurucusu, davulcusu ve prodüktör Barbaros Akbulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, arabeskin bugün hala Türkiye'nin en güçlü ve en çok dinlenen müzik türlerinden biri olduğunu belirterek, farklı kuşakların ilgisiyle de bu türün sürekli kendini yenilediğini söyledi.
"İyi bir yorum, eserin ruhunu silmek değil"
Akbulut, 15 yıl önce grup olarak yola çıkarken amaçlarının arabesk müziği kendi müzikal dilleriyle yorumlamak ve iyi müzik yapmak olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
"Aradan geçen zamanda soundumuz dönem dönem değişti, geliştik, yeni şeyler denedik. Ama çıkış noktamız hiç değişmedi. Sırf ticari kaygılarla hareket etmek yerine içimize sinen, bizi heyecanlandıran müziği üretmek ve her zaman daha iyisini aramak. İlk yıllarda bu alanda uğraş veren tek grup iken, bugün benzer arayışların çoğalması da bizi mutlu ediyor. Arabeskin farklı müzikal dünyalarla buluşabileceğini göstermek, bu müziğin sınırlarını genişletmek bizim için önemli."
Grup olarak ilk yıllarında arabesk şarkıları zaman zaman bambaşka bir yere taşıdıklarına işaret eden Akbulut, şöyle devam etti:
"Zamanla şarkının özündeki duyguya daha fazla kulak veren bir yaklaşım geliştirdik. Çünkü iyi bir yorum, eserin ruhunu silmek değil, o ruhu kendi müzikal dünyanızdan geçirerek yeniden duyurabilmek. 15. yıl projemizde de şarkıların duygusal omurgasını korurken soft gitarlar, nefesli sazlar ve Batı enstrümanlarıyla bize ait bir atmosfer kuruyoruz. Söz yazarlarının ve bestecilerin fikirlerini de önemsiyoruz. Elbette sürpriz yapmayı da seviyoruz. Dinleyicinin bildiği bir şarkıyı tanıdık duygusuyla karşılayıp farklı bir tınıyla yeniden keşfetmesini istiyoruz."
"Arabesk müziğin kalıcılığı, biraz da yalınlığından ve sahiciliğinden geliyor"
Grubun diğer üyesi müzisyen Melih Sıtkı Ateş, arabeskin en güçlü tarafının duyguyu dolandırmadan doğrudan anlatması olduğunu vurgulayarak, "Sözleri yalın, melodileri akılda kalıcı ve anlattığı hisler çok tanıdık. Aşk, ayrılık, özlem, hayal kırıklığı ya da hayata tutunma çabası… Bunlar, kuşaklar değişse de hayatımızın içinde." diye konuştu.
Ateş, arabesk müziğin insanın yaşadığı sıkıntılarla ve sevinçlerle doğrudan temas kurduğunu söyleyerek, "Dinleyici de kendinden bir şey buluyor. Hayatın ritmi ve insanların duygusal dünyası şarkılarla bağını korudukça, arabesk gündemde kalmaya devam ediyor ve edecek. Bizce arabesk müziğin kalıcılığı biraz da bu yalınlığından ve sahiciliğinden geliyor." görüşünü paylaştı.
Arabeskin yalnızca belirli bir kesimin müziği olduğu düşüncesinin artık geride kaldığına dikkati çeken Ateş, şunları kaydetti:
"Arabesk bugün herkesin müziği. Rock, pop ve rap ile kurduğu ilişki de bu dönüşümde önemli rol oynadı. Farklı türlerden müzisyenler arabesk melodilerini ve duygusunu kendi dünyalarına taşıdı. Böylece bu şarkılar yeni dinleyicilerle buluştu. Konserlerde ya da dijital platformlarda arabeskin farklı yorumlarına rastlamak artık çok doğal. Özellikle rap aracılığıyla arabeski keşfeden gençler, bu müziğin anlattığı duyguların kendilerine de yakın olduğunu gördü. Bize göre bu arabeskin değişmesinden çok, zaten sahip olduğu güçlü duygunun farklı müzikal diller üzerinden yeniden duyulması."
"Amacımız bu şarkıların duygusunu kendi soundumuzla yeni kuşaklara taşımak"
Grup üyesi Sinem Şener ise yeni projede yorumlanacak şarkıları seçerken önce kendi dinleme alışkanlıklarından ve sevdikleri şarkılardan yola çıktıklarını söyleyerek, "Herkesin çok iyi bildiği, sık sık yeniden yorumlanan eserlerin yanında biraz daha geride kalmış, keşfedilmeyi bekleyen güzel şarkıları da bulmaya çalışıyoruz. Bazen bir şarkının ilk anda fark edilmeyen bir duygusu ya da melodisi bizi yakalıyor, onun üzerinde çalışmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Şener, şarkı seçimlerinde telif süreçlerine de dikkat ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
"15. yıl projemizde, amacımız yalnızca geçmişin sevilen eserlerini yeniden seslendirmek değil, bu şarkıların duygusunu kendi soundumuzla yeni kuşaklara taşımak. İlk single'ımız 'Resmini Öptüm de Yattım' da bu yaklaşımın bir örneği. Sözleri Aşkın Tuna'ya, bestesi Selami Sel'e ait olan eserin özündeki duyguyu korurken soft gitarlar, nefesli sazlar ve Batı enstrümanlarıyla kendi yorumumuzu ortaya koyuyoruz."




