İstinaf, aynı iş yerinde çalıştığı kadını öldüren sanığa verilen cezayı az buldu

Evinin önünde öldürülen Fatma Şengül'ün sanık Zeynel Akbaş'a yönelik herhangi bir haksız davranışın bulunmadığına kanaat getiren Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, bu nedenle sanık Akbaş hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını usul ve yasaya aykırı buldu Ceza dairesi, bu nedenle "haksız tahrik indirimi" uygulanarak sanığa verilen 18 yıl hapis cezasını artırarak müebbet hapse çevirdi

22 Şubat 2021 - 15:45
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Maltepe'de aynı iş yerinde çalıştığı Fatma Şengül'ü silahla vurarak öldüren sanığa "haksız tahrik indirimi" uygulanarak verilen 18 yıllık hapis cezasını az bularak müebbet hapse çevirdi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinde görülen duruşmaya, sanık Zeynel Akbaş, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Duruşmada, Fatma Şengül'ün aile yakınları ile taraf avukatları da hazır bulundu.

Savunmasını yapan sanık Zeynel Akbaş, Fatma Şengül ile aynı iş yerinde çalıştıklarını anlatarak, "Ancak pek geçinemiyorduk. Bana hakaret içerikli sözleri oluyordu. Olay günü minibüs bekliyordum. Alışverişe gidecektim. Tesadüfen maktulle karşılaştık. Kendisine 'Günaydın.' dedim. Ancak o bana 'Senin iğrenç suratını görmek istemiyorum.' dedi. Ben de 'Bana bu hakareti yapmayacaktın.' deyip üzerimde bulunan tabancayı çıkartarak ateş ettim. Daha sonra yaptığımdan pişman oldum." dedi.

Fatma Şengül'ün kızı Açelya Şengül de sanığın annesini planlayarak öldürdüğünü belirterek, en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Müşteki ailenin avukatı Aylin Mert, "Sanık sebebi bilinmeyen bir sebeple cinsiyet ayrımcılığı da yaparak maktulün evinin önüne giderek onun işe gidiş saatini beklemiş, yanına öldürmek için kullandığı tabancayı alarak evinden çıktığında hiçbir tereddüt etmeden eylemini gerçekleştirmiştir. Maktulden sanığa yönelen herhangi bir haksız davranış söz konusu değildir." ifadelerini kullandı.

Duruşmada son sözleri sorulan sanık Zeynel Akbaş, "Hipertansiyon rahatsızlığım nedeniyle olayı istemsiz olarak gerçekleştirdim. Planlı bir eylem değildi. Olaydan dolayı pişmanım, üzgünüm." diye konuştu.

- "Haksız tahrik" hükmünü yerinde görmedi

Davaya ilişkin kararını açıklayan ceza dairesi, sanık Zeynel Akbaş hakkında yerel mahkemece "haksız tahrik altında kasten öldürme" suçundan verilen 18 yıllık hapis cezasına ilişkin hükmün kaldırılmasına karar verdi.

Fatma Şengül'den sanığa yönelen herhangi bir haksız davranışın bulunmadığını kaydeden daire, bu nedenle sanık Akbaş hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtti.

Ceza Dairesi, bu nedenle sanık Zeynel Akbaş'ın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılmasını kararlaştırdı.

- Üye hakimden muhalefet şerhi

Ceza dairesinin kararına üye hakim Tamer Keskin, muhalefet şerhi koydu.

Hakim Keskin, karşı oy yazısında, sanığın Fatma Şengül'ü aynı iş yerinde çalışmaları nedeniyle tanıdığını, bu nedenle işe geliş gidiş saatlerini bildiğini, olay günü de önceden temin ettiği silahla maktulü öldürmek için evinin önüne giderek çıkışını beklediğini belirtti.

Sanığın, Fatma Şengül'ün evden çıktıktan sonra 4 el ateş ederek tasarlayarak öldürdüğünü belirten hakim Keskin, bu nedenle sanığın "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan cezalandırılması gerektiğini kaydetti.

- Haksız tahrikten indirimli ceza verilmişti

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Zeynel Akbaş'ın 30 Mart 2019'da Maltepe'de Fatma Şengül'ü (49) silahla vurarak ölümüne neden olduğu, ardından da aynı silahla intihara teşebbüs ettiği anlatılmıştı.

İddianamede, sanık Akbaş'ın "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istenmişti.

Davaya ilişkin kararını 19 Aralık 2019'da açıklayan Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Akbaş hakkında önce "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası vermiş, sanığın işlediği suçu haksız tahrik altında gerçekleştirdiği gerekçesiyle de cezayı 18 yıla düşürmüştü.

Tarafların itirazı üzerine dava dosyası incelenmek üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine taşınmıştı.