Kahramanmaraş Haberleri : Kahramanmaraş'ta 1 öğretmen ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiği, 15 öğrencinin yaralandığı okul saldırısına ilişkin davada, ölen saldırganın babası tutuklu Sanık Uğur Mersinli ile annesi tutuklu sanık Peyman Pınar Mersinli'nin yargılanmasına başlandı.Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya sanıklar, tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.Duruşmada taraf avukatları, TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu üyeleri AK Parti milletvekilleri İrfan Karatutlu ve İsa Mesih Şahin ile İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar hazır bulundu. Duruşmaya aileler, kaybettikleri yakınlarının fotoğrafının yer aldığı tişörtleri giyerek katıldı.Saldırgan İsa Aras Mersinli'nin babası sanık Uğur Mersinli'nin, savunmasına ailelere başsağlığı dileyerek başlamasına, salondaki aileler tepki gösterdi.Savunmasında, yurt dışındaki benzer olaylarda saldırganların ailelerine 1,5 yıl ceza verildiğini, çocuğun silahı kendisinin bulduğunu, bu nedenle olayın tüm riskinin kendisine yüklenmesinin doğru olmadığını öne süren Mersinli, oğlunun saldırgan olabileceğini öngören kişilerin kendisine gerekli bilgilendirmeyi yapmadığını iddia etti.Saldırıyı gerçekleştirdikten sonra ölen oğlu İsa Aras Mersinli'den silahlarını çaldığı için şikayetçi olduğunu belirten sanık, şunları söyledi:Silahlar meslek hayatım boyunca kullandığım silahlardır, hiçbir kanunu ihlal etmedim. Eşim kaç silahım var bilmez, yatak odasındaki dolabın dışında silah saklamam. Bırakın hırsızlığı, oğlum tarafından öldürülme planlarına maruz kalmışım. Kusurlu bulunmam hukuksuzdur, başkasının suçu için cezalandırılamam. Ailemizde hiçbir şiddet olayı olmazdı, sevgisiz büyümedi, sarılıp 'Seni seviyorum.' derdi.Mahkeme başkanının, Psikoloğa birlikte gittiniz mi? sorusuna sanık, öneride bulunulmadığını, bu konuda kendisine bir şey söylenmediğini öne sürdü.Çocuğun psikolojisi bozuk diye düşünüp, atış poligonuna götürürken düşünmedin mi? sorusu üzerine Mersinli, çocuğun okulda sıkıntı yarattığını ancak evde normal olduğunu iddia ederek, Atış poligonunda ilk defa atış yaptı, 'Baba sen polissin, bana da atış yaptır.' dedi. Çocuk bunu atıştan önce planlamış. Atış poligonunda atış yapmak zor değil. Ben bunu eğitmek istesem eğitirdim ama öyle bir şey olmadı. Böyle bir şey olsaydı dağda terörist yetiştirirdim. dedi.
Aras'ın bilgisayar başında her gün oyun oynadığının asılsız olduğunu savunan sanık, Oğlum her gün okul saldırısı yapacak diye bilgisayarına mı bakayım? Nerden bilebilirdim hatta bu oyunları ben de oynadım, birlikte de bu oyunları oynadık. ifadelerini kullandı.Kendisinin 2012 yılında psikolojik tedavi gördüğünü anlatan sanık, Psikolojik rahatsızlık raporum mevcut. Eşimi de götürdüm, kızlarımı da götürdüm, ihtiyaç olsa oğlumu da götürürdüm. diye konuştu.
Sanık Mersinli, olayı nasıl öğrendiğiyle ilgili soruya şu yanıtı verdi:Olayı ilk olarak ambulansların sesini duyunca öğrendim, bir gazeteci arkadaşı aradım, okula silahlı saldırı olduğunu söyledi. Benim içim rahattı çünkü oğlumun evde olduğunu, o gün okula gitmediğini biliyordum. Sonra eve gittim, elimdeki alışveriş paketini bıraktım, eşime 'Oğlan nerede?' dedim. O da 'Arkadaşlarına kitap vermeye gitti.' dedi, sonra ben de okula gittiğini düşünerek okula gittim.
Yeşil, Anne baba isteseler çocuğunu en iyi doktora götürebilirlerdi. Belki doktorun tavsiyeleri dinlenseydi, biz burada olmazdık. Benim oğlum namaz kılar, cumaya giderdi. Ahlaklı bir çocuktu. Dışardaki insanlar da böyle derdi. Keşke siz de böyle bir çocuk yetiştirseydiniz. Ben yüce adalete güveniyorum. Biz evlatlarımızı koruyamadık. Sorumlu olan herkes suçludur. diye konuştu.Müşteki anne Sonay Yeşil ise oğlunun son giydiği elbiseleri yanında taşıdığını ifade ederek, Ölene kadar da böyle devam edecek. Bu insanlar dışarı çıktığında nasıl yaşacaklar? Bir insan evladındaki değişikliği nasıl göremez? Bu çocuğun eline neden kalem yerine silah verdiniz? Sonuna kadar şikayetçiyim, anne babanın en ağır şekilde ceza almasını istiyorum. Biz çocuğumuzun 'anne-baba' sesine hasret kaldık. dedi.Saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın oğlu avukat Furkan Kara da duruşmaya şehit evladı olarak geldiğini belirterek, şunları kaydetti:Ben bu davanın emsal olduğunu düşünüyorum. Türkiye'de böyle bir okul katliamı olmamıştır, vereceğiniz karar emsal bir karar olmalı. Annemi hastaneye teşhise giderken annemin kanı gömleğime bulaşmıştı ve ben o gömleği hala saklıyorum. Eşime 'Kesinlikle bu gömleği yıkamayacaksın.' dedim. Çünkü o gömlekte şehit kanı var.Diğer müştekiler ise sanıkların en ağır cezayı almasını talep etti.Duruşma, müşteki avukatlarının beyanlarıyla sürüyor.
Aras'ın bilgisayar başında her gün oyun oynadığının asılsız olduğunu savunan sanık, Oğlum her gün okul saldırısı yapacak diye bilgisayarına mı bakayım? Nerden bilebilirdim hatta bu oyunları ben de oynadım, birlikte de bu oyunları oynadık. ifadelerini kullandı.Kendisinin 2012 yılında psikolojik tedavi gördüğünü anlatan sanık, Psikolojik rahatsızlık raporum mevcut. Eşimi de götürdüm, kızlarımı da götürdüm, ihtiyaç olsa oğlumu da götürürdüm. diye konuştu.
Sanık Mersinli, olayı nasıl öğrendiğiyle ilgili soruya şu yanıtı verdi:Olayı ilk olarak ambulansların sesini duyunca öğrendim, bir gazeteci arkadaşı aradım, okula silahlı saldırı olduğunu söyledi. Benim içim rahattı çünkü oğlumun evde olduğunu, o gün okula gitmediğini biliyordum. Sonra eve gittim, elimdeki alışveriş paketini bıraktım, eşime 'Oğlan nerede?' dedim. O da 'Arkadaşlarına kitap vermeye gitti.' dedi, sonra ben de okula gittiğini düşünerek okula gittim.
Annenin savunması
Tutuklu sanık anne Peyman Pınar Mersinli de savunmasında, Beni bir cani annesi olarak görüyorlar, ne diyeceğimi bilmiyorum. dedi.Mahkeme başkanının Psikolojik sorunları olduğunu fark ettin mi? sorusuna anne Mersinli, Evet ama bu kadar ileri derece bir şey beklemiyordum, olayın şokundayım. İlk defa yargılanıyorum, acı hissediyorum, ilgileri olmadığı halde iki kızım tek başlarına kaldı. ifadelerini kullandı.Oğlumu evden çıkarken gördüm ama çantanın içinde silah olacağını nasıl düşünebilirdim? diyen sanık, evde zaman zaman tartışma yaşandığını ancak bunun büyük bir tartışma olmadığını söyledi.Sanık anne Mersinli, şunları kaydetti:Yatak odamız her zaman kilitli olmaz. Kimse kimsenin odasına izinsiz girmez. Eşim silahları dolabın üstünde silah kutularının içinde saklıyordu. 28 yıllık eğitimciyim. Benim de 10-15 kere rehberliğe gitmiş öğrencilerim vardı, bunu çocuğumu savunmak için söylemiyorum. Sorunlu çocuk olduğunu söylüyorsunuz ama evde şiddet yapan bir çocuk değildi, pencereyi, kapıyı kıran bir çocuk değildi.Çocuğunuzu bedenen beslemeniz dışında, ruhunu beslemek için ne yaptınız? sorusuna sanık, Siz çocuklarınıza ne yaptıysanız ben de onu yaptım. yanıtını verdi.Eşine 'Psikiyatri randevusu alsana' diye mesajı ne için attın? sorusuna da sanık, Eşim ilgilendiği için attım, bize acil bir durum olmadığını bildirdiler, çok üzgünüm. dedi.Evdeki silahların yerini bildiğini ancak sayısını bilmediğini anlatan anne Mersinli, olay günü kayınvalidesi ile kızının evde olduğunu ve yemek telaşından çocuğun silahları götürdüğünü fark etmediğini söyledi.Failin dolabından çıkan kadın iç çamaşırlarını mahkemede öğrendiğini belirten sanık, çocuğunu güzellik merkezine yüzündeki siyah noktalar için götürdüğünü kaydetti.Olaydan 5 ay önce psikiyatri tavsiyesinde bulunulduğu hatırlatılarak, görüşmelerin neden gerçekleştirilmediği yönündeki bir soruya da sanık, Araştırma yaptık, diğer illerden bakıyorduk, acil denilmediği için eşimle en iyisini bulup ona götürelim dedik. şeklinde yanıt verdi.Çocuğunun evde silahla oynadığını görmediğini dile getiren sanık, silahların kontrolünü eşinin sağladığını, bu yüzden de silahların sayısı ve neden evde durduğuyla ilgili bilgi sahibi olmadığını belirtti.Müşteki beyanları
Saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerden Abdullah Göktürk Yeşil'in babası müşteki Abdullah Cevdet Yeşil de duruşmada söz alarak, ailenin çocuğuna anne-baba sevgisini yaşatamadığını belirtti.Yeşil, Anne baba isteseler çocuğunu en iyi doktora götürebilirlerdi. Belki doktorun tavsiyeleri dinlenseydi, biz burada olmazdık. Benim oğlum namaz kılar, cumaya giderdi. Ahlaklı bir çocuktu. Dışardaki insanlar da böyle derdi. Keşke siz de böyle bir çocuk yetiştirseydiniz. Ben yüce adalete güveniyorum. Biz evlatlarımızı koruyamadık. Sorumlu olan herkes suçludur. diye konuştu.Müşteki anne Sonay Yeşil ise oğlunun son giydiği elbiseleri yanında taşıdığını ifade ederek, Ölene kadar da böyle devam edecek. Bu insanlar dışarı çıktığında nasıl yaşacaklar? Bir insan evladındaki değişikliği nasıl göremez? Bu çocuğun eline neden kalem yerine silah verdiniz? Sonuna kadar şikayetçiyim, anne babanın en ağır şekilde ceza almasını istiyorum. Biz çocuğumuzun 'anne-baba' sesine hasret kaldık. dedi.Saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın oğlu avukat Furkan Kara da duruşmaya şehit evladı olarak geldiğini belirterek, şunları kaydetti:Ben bu davanın emsal olduğunu düşünüyorum. Türkiye'de böyle bir okul katliamı olmamıştır, vereceğiniz karar emsal bir karar olmalı. Annemi hastaneye teşhise giderken annemin kanı gömleğime bulaşmıştı ve ben o gömleği hala saklıyorum. Eşime 'Kesinlikle bu gömleği yıkamayacaksın.' dedim. Çünkü o gömlekte şehit kanı var.Diğer müştekiler ise sanıkların en ağır cezayı almasını talep etti.Duruşma, müşteki avukatlarının beyanlarıyla sürüyor.




