
Körük ve çekiç seslerinin yükseldiği mütevazı atölyesinde 55 yıldır bilek gücüyle demir döven Tokgöz, geleneksel el sanatını yaşatmaya devam ediyor.
Emektar usta, teknolojik gelişmelere ve fabrikasyon üretime rağmen ocağını yakmaktan vazgeçmiyor.
AA muhabirine, mesleğe başlama sürecini ve demirciliğin hayatındaki yerini anlatan Remzi Tokgöz, eğitim hayatına devam edemediği için küçük yaşlarda baba mesleği demirciliğe yöneldiğini belirtti.
Tokgöz, ilçenin tek demircisi olduğunu, kendisinden sonra bu işi yapacak kimsenin kalmadığını söyledi.
Çevresinde "Demirci Remzi" olarak bilindiğini ve ateşin başında 55 yıl geçirdiğini anlatan Tokgöz, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini severek yaptığını dile getirdi.
Geçmişte elektrik ve modern aletler yokken çevre ilçe ve köylerden gelen çiftçilere hizmet verdiklerini ifade eden Tokgöz, şöyle konuştu:
"Eskiden Kayseri merkeze ulaşım zordu. Kızılören, İncesu, Hisarcık bölgesinin çiftçileri buraya gelirdi. Onların pulluklarını yapar, baltalarını bilerdim. Onların hayır duasını almak beni bu zamana kadar ayakta tuttu. Bu meslekten kazandığım helal rızıkla üç çocuk okuttum, büyüttüm ve evlendirdim. Demircilik, Peygamber Efendimiz Davut aleyhisselamdan gelen kutsal bir zanaattır."
Eski usul elle dövme geleneğini yaşatıyor
Gelişen teknolojiyle pres ve şahmerdan gibi makinelerin demirciliği kolaylaştırdığını ancak kendisinin geleneksel yöntemlerden vazgeçmediğini vurgulayan Tokgöz, "Halen o eski elle dövme işini yapıyorum. Demiri elle ısıtıp ısıtıp döverek şekil veriyorum. Bunları presle dövsen daha kolay, basit olur ama bizimki sadece elle dövme. Babamın zamanında 6 kiloluk balyoz elime o kadar hafif gelirdi ki öyle bir kalfaydık." dedi.
Aile hatıraları eski dükkanında yaşıyor
Eski bir mahalle tandırlığını atölyeye dönüştürerek çalışmaya devam ettiğini belirten Tokgöz, vefat eden babasının ve ağabeyinin hatıralarını bu dükkanda yaşattığını söyledi.
Demirciliğe ilginin her geçen gün azaldığından ve çırak yetişmediğinden yakınan Tokgöz, şunları kaydetti:
"Şimdi hazır ürünler çoğaldı, eski ilgi kalmadı. Bazen meraklıları gelip Selçuklu baltası veya kılıç istiyor ancak yeni yetişen kimse kalmadı. Buradaki mengenem, örsüm, kullandığım aletlerin hepsi rahmetli babamdan ve ağabeyimden yadigar. Onların eli bu dükkana değdi. İş olmasa bile buraya girdiğim zaman dünyaları kazanmış kadar mutlu oluyorum. Nefesim yettiğince ocağımı tüttürmeye devam edeceğim."
Tarlayı ve bahçeyi sürebilmek için işlerinin doğrudan demirciye düştüğünü vurgulayan Cafer Günek ise toprağı işlemek için pulluk, atla kullanılan geleneksel saban, balta gibi birçok aletin bakım ve tamiratını Remzi ustaya yaptırdığını dile getirdi.




