’35’te 35’ hedefi için elektrifikasyon 3 kat hızlanmalı

Ekonomi Haber — Elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılması için elektrifikasyonun hızlandırılması, yenilenebilir enerji yatırımları ile şebeke ve depolama altyapısının geliştirilmesi önem taşıyor.

’35’te 35’ hedefi için elektrifikasyon 3 kat hızlanmalı
’35’te 35’ hedefi için elektrifikasyon 3 kat hızlanmalı

Ekonomi Haberleri — GÖKÇE KÜÇÜK TOPBAŞ - Küresel enerji dönüşümünde elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılması için elektrifikasyonun hızlandırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının yanı sıra şebeke ve depolama altyapısının geliştirilmesi önem taşıyor.

Ember Enerji analisti Bahadır Sercan Gümüş, Türkiye'nin ev sahipliği ve başkanlığında Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde AA'ya yaptığı değerlendirmede, küresel elektrifikasyon hedeflerini ve Türkiye'nin enerji dönüşümünü değerlendirdi.

Küresel ölçekte elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 23 seviyesinde bulunduğunu belirten Gümüş, rüzgar ve güneşin küresel elektrik üretimindeki payının 2015'te yüzde 5'in altındayken 2025'te yüzde 17'yi aştığını söyledi.

Gümüş, temiz elektrik üretimindeki ilerlemenin ekonominin tamamına yayılması gerektiğini vurgulayarak, "Elektrifikasyon, temiz elektrik üretimini ulaşım, binalar ve sanayiye taşıyarak fosil yakıt kullanımını azaltan temel araçlardan biridir." dedi.

Küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılmasını öngören "35'te 35" hedefine ulaşılması için elektrifikasyondaki yıllık ilerleme hızının yaklaşık üç katına çıkması gerektiğini bildiren Gümüş, "2019-2024 döneminde elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payı yıllık ortalama 0,4 puan arttı. 2035 hedefine ulaşılması için yıllık yaklaşık 1,3 puanlık artış gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Gümüş, mevcut ilerleme hızının yeterli olmadığını, fosil yakıtların yerini elektrikli teknolojilerin almasını sağlayacak politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

"Yüzde 35, arz hedefinden çok talep hedefidir"

Yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Gümüş, elektrik üretiminin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlansa bile ulaşımda petrol, binalarda doğal gaz kullanılmaya devam edildiği sürece elektrifikasyon oranının artmayacağına işaret etti.

Gümüş, "Yüzde 35 bir arz hedefinden çok bir talep hedefidir." diyerek, elektrifikasyon oranının artmasının elektrik tüketiminin toplam nihai enerji tüketiminden daha hızlı büyümesine bağlı olduğunu kaydetti.

Artan elektrik talebinin karşılanabilmesi için iletim ve dağıtım şebekelerinin geliştirilmesi gerektiğine dikkati çeken Gümüş, batarya depolama ve talep esnekliğinin yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonunda önemli rol oynayacağını ifade etti.

Türkiye'nin elektrik talebi 2035 öngörüsünü aşabilir

Türkiye'de rüzgar ve güneşin elektrik üretimindeki payının 2015'te yüzde 4,5'ten 2025'te yüzde 22'ye yükseldiği bilgisini veren Gümüş, elektriğin toplam nihai enerji tüketimindeki payının ise yüzde 21,8 seviyesinde kaldığını aktardı.

Gümüş, Türkiye Ulusal Enerji Planı'nda elektrik tüketiminin 2035'te 510 teravatsaate ulaşmasının öngörüldüğünü hatırlatarak, elektrifikasyonun hızlanmasının talebi bu seviyenin üzerine çıkarabileceğini söyledi.

Türkiye'nin güneş ve rüzgar kurulu gücünü 2035'e kadar 120 gigavata yükseltme hedefinin güçlü bir temel oluşturduğunu ifade eden Gümüş, "2026 itibarıyla rüzgar ve güneş kurulu gücü 40 gigavatı aşmıştır. 120 gigavat hedefi ise her yıl yaklaşık 9 gigavat yeni rüzgar ve güneş kapasitesinin sisteme ilavesi anlamına gelmektedir." dedi.

Gümüş, Türkiye'nin 33 gigavatlık batarya depolama proje stoku ile Avrupa'da en büyük proje kapasitesine sahip ülke konumunda bulunduğunu, buna karşılık eylül itibarıyla işletmeye alınan kapasitenin 530 megavat seviyesinde kaldığını belirtti.

Şebekede tahsis edilmiş ancak kullanılmayan kapasitenin serbest bırakılmasının yeni yenilenebilir enerji yatırımlarını kolaylaştırabileceğini kaydeden Gümüş, üretim, şebeke ve depolama yatırımlarının eş zamanlı planlanması gerektiğini vurguladı.

COP31'de hedeflerin yatırımlara dönüştürülmesi önem taşıyor

Gümüş, Türkiye'nin COP31 Başkanlığının elektrifikasyonda uluslararası işbirliği ve finansmanın geliştirilmesi açısından önemli fırsat sunduğunu kaydetti.

"35'te 35" hedefinin büyük ekonomilerin de aralarında bulunduğu geniş bir ülke grubu tarafından benimsenmesinin önemine işaret eden Gümüş, ülkelerin hedefi ulusal enerji planlarına ve Ulusal Katkı Beyanlarına (NDC) dahil etmesi gerektiğini ifade etti.

Gümüş, ilerlemenin şeffaf biçimde izlenebilmesi için ortak göstergeler ve takip mekanizmaları oluşturulmasının önemini vurgulayarak, "Antalya'daki zirvenin, taahhütleri yatırım ve uygulamaya dönüştüren bir platform haline gelmesi en değerli çıktı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

  • Muhabir: GÖKÇE TOPBAŞ
  • Yayınlayan: TEVFİK IŞIK
  • Düzenleyen: MURAT TEMİZER
  • Editör: AYFER YILDIZ