İstanbul Haberleri : Türk sinemasına kazandırdığı eserler ve özgün diliyle milli sinema akımının öncülerinden olan yönetmen, yapımcı ve senarist Yücel Çakmaklı, vefatının 17. yılında kabri başında düzenlenen törenle anıldı.Uluslararası Sinema Derneği tarafından merhum yönetmenin Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri başında düzenlenen Anma törenine, sinema yazarları, yönetmenler, yapımcılar ve kültür sanat camiasından çok sayıda isim katıldı.Törende, Kur'an-ı Kerim okunmasının ardından Yücel Çakmaklı ve Türk sinemasına emek veren sanatçılar için dua edildi.
Uluslararası Sinema Derneği Başkanı, yapımcı ve yönetmen Nazif Tunç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çakmaklı'nın Yeşilçam sineması içinde yetiştiğini fakat bu anlayışın Türk milletinin öz değerlerini tam olarak yansıtmadığını düşünerek yeni bir yol açtığını söyledi.Çakmaklı'nın, Yeşilçam'ın yıldız isimlerini kullanarak Halk içinde Hakk ile birlikte olan bir sinema dili var ettiğini belirten Tunç, şöyle konuştu:Bu dil, Türk milletinin özlediği, manevi ve irfani kimliğini, karakterini filmlerde görmek isteyen bir dildi. Batı'dan Türk coğrafyasına dönük, Müslüman karakteri de anlatan bir sinemanın peşine düştü. Milli edebiyatın büyük kalemleriyle 'hayal ortaklıkları' kurarak milli sinema hareketini başlattı. Necip Fazıl Kısakürek, Şule Yüksel Şenler, Rasim Özdenören, Tarık Buğra, Turan Oflazoğlu, Şevket Bulut, Hekimoğlu İsmail, Peyami Safa ve Üstün İnanç'ın milli roman ve hikaye karakterlerini perdeye taşıdı.Bir Adam Yaratmak, Birleşen Yollar, Çözülme, Çok Sesli Bir Ölüm, Küçük Ağa, Osmancık, 4. Murat, Aliş ile Zeynep, Minyeli Abdullah, Kanayan Yara Bosna ve Fatih Harbiye gibi eserlerin birbiri ardına filme aktarıldığını hatırlatan Tunç, Çakmaklı, yolumuzun işaret taşı yönetmenlerinden ilkidir. Bugün milli hamlelerden, milli kültürden bahsedilebiliyorsa, Batı'nın vesayet zincirleri kırılıyorsa, bu öncü yönetmenin yürekliliğinin de payı vardır. dedi.
Uluslararası Sinema Derneği Başkanı, yapımcı ve yönetmen Nazif Tunç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çakmaklı'nın Yeşilçam sineması içinde yetiştiğini fakat bu anlayışın Türk milletinin öz değerlerini tam olarak yansıtmadığını düşünerek yeni bir yol açtığını söyledi.Çakmaklı'nın, Yeşilçam'ın yıldız isimlerini kullanarak Halk içinde Hakk ile birlikte olan bir sinema dili var ettiğini belirten Tunç, şöyle konuştu:Bu dil, Türk milletinin özlediği, manevi ve irfani kimliğini, karakterini filmlerde görmek isteyen bir dildi. Batı'dan Türk coğrafyasına dönük, Müslüman karakteri de anlatan bir sinemanın peşine düştü. Milli edebiyatın büyük kalemleriyle 'hayal ortaklıkları' kurarak milli sinema hareketini başlattı. Necip Fazıl Kısakürek, Şule Yüksel Şenler, Rasim Özdenören, Tarık Buğra, Turan Oflazoğlu, Şevket Bulut, Hekimoğlu İsmail, Peyami Safa ve Üstün İnanç'ın milli roman ve hikaye karakterlerini perdeye taşıdı.Bir Adam Yaratmak, Birleşen Yollar, Çözülme, Çok Sesli Bir Ölüm, Küçük Ağa, Osmancık, 4. Murat, Aliş ile Zeynep, Minyeli Abdullah, Kanayan Yara Bosna ve Fatih Harbiye gibi eserlerin birbiri ardına filme aktarıldığını hatırlatan Tunç, Çakmaklı, yolumuzun işaret taşı yönetmenlerinden ilkidir. Bugün milli hamlelerden, milli kültürden bahsedilebiliyorsa, Batı'nın vesayet zincirleri kırılıyorsa, bu öncü yönetmenin yürekliliğinin de payı vardır. dedi.



