Model araba meraklılarının hayallerini diorama sanatıyla gerçeğe dönüştürüyor

Çankırı Haber — MUHAMMED KAYGIN - Çankırı’da yaşayan 35 yaşındaki elektrik-elektronik mühendisi Nurettin Hasaltun, üniversite yıllarında model otomobillerine ortam tasarlamak için başladığı diorama sanatında, bugün başkalarının hayallerini minyatür eserlere dönüştürüyor.

Model araba meraklılarının hayallerini diorama sanatıyla gerçeğe dönüştürüyor
Model araba meraklılarının hayallerini diorama sanatıyla gerçeğe dönüştürüyor [Fotoğraf: Anadolu Ajansı]
Çankırı Haberleri — MUHAMMED KAYGIN - Çankırı'da yaşayan 35 yaşındaki elektrik-elektronik mühendisi Nurettin Hasaltun, üniversite yıllarında model otomobillerine ortam tasarlamak için başladığı diorama sanatında, bugün başkalarının hayallerini minyatür eserlere dönüştürüyor.

Bir elektrik dağıtım şirketinde 9 yıldır şebeke yöneticisi olarak görev yapan Hasaltun, mesaisinden arta kalan zamanını diorama (gerçek veya kurgu bir olayın, anın veya hikayenin belirli bir ölçekte, üç boyutlu olarak ve ışıklandırma desteğiyle modellenmiş hali) sanatına ayırıyor.

Üniversite yıllarında model otomobil koleksiyonunu sergilemek için gerçeğe yakın mekanlar tasarlamaya başlayan Hasaltun, zamanla bu alandaki çalışmalarını geliştirdi.

Mesleğinden edindiği teknik bilgileri de hobisine yansıtan Hasaltun, aydınlatma sistemleri, elektromekanik parçalar ve hareketli mekanizmalar kullanarak tasarımlarına gerçekçilik katıyor.

Yaklaşık 6 yıldır çalışmalarını kendi atölyesinde sürdüren Hasaltun, 1/18 ölçekli model otomobiller için otopark, otomobil galerisi, cadde, sokak, hangar, terk edilmiş sanayi alanı ve arazi dioramaları hazırlıyor.

Üç boyutlu yazıcı, lazer kesim cihazı ve farklı malzemelerden yararlanarak eserlerini oluşturan Hasaltun, koleksiyonerlerin hayal ettikleri sahneleri önce çizime ardından üç boyutlu minyatür tasarımlara dönüştürüyor.

"Sen ne hayal ediyorsun, gel beraber yapalım"

Nurettin Hasaltun, AA muhabirine, diorama sanatıyla üniversite yıllarında tanıştığını, model otomobillere duyduğu ilginin zamanla farklı bir uğraşa dönüştüğünü söyledi.

Başlangıçta kendi model otomobilleri için gerçek hayattakine benzer ortamlar hazırlamayı düşündüğünü anlatan Hasaltun, "Üniversite hazırlıkta araba merakıyla başladı bu iş. Kendimde model arabalar vardı. 'Ben bu dışarıdaki hayatı içeride, evde nasıl yaparım?' düşüncesiyle başladım. Küçük küçük başladım. Sonradan envanteri genişleterek buralara kadar geldim." dedi.

Gerçek arabaların 18 kez küçültülmüş hallerine uygun ortamlar tasarladığının altını çizen Hasaltun, "Bir araba aldığımızda gördüğümüz showroomların minyatürleri, cadde, sokaklarda gördüğümüz markaların oluşturduğu bir cadde, onun haricinde hangarlar yapılıyor, terk edilmiş sanayi ortamları yapılıyor. Yine doğa, dağ yarışı, offroad arabalarıyla alakalı ortamlar da hazırlıyorum. Yani hemen hemen arabanın olduğu bütün ortamlarla alakalı bir diorama yapabiliyorum." ifadelerini kullandı.

Eserlerini hazırlarken mühendislik bilgisinden de yararlandığını dile getiren Hasaltun, mobilya malzemeleri, lazer kesim, üç boyutlu yazıcı ve aydınlatma sistemlerini bir arada kullandığını söyledi.

Model otomobillerin yalnızca vitrinlerde sergilenmesi yerine belirli bir kompozisyon içinde sunulmasını amaçladığını vurgulayan Hasaltun, şöyle devam etti:

"Model araba vitrinin içinde statik modeldir. Biz bunu bir ortama sokup ölçekli figürlerle beraber onlara bir kompozisyon yaratmaya başladık. İnsanların kendi hayal gücüne göre tasarlıyoruz aslında. 'Ben bunu görmek istiyorum.' diyen birine o ortamı sağlamaya çalışıyoruz. Bu işin mottosu biraz da o. 'Sen ne görmek istiyorsun, ne hayal ediyorsun? Onu gel beraber yapalım.' diyorum."

Bir tasarımın tamamlanması yaklaşık 3 hafta sürüyor

Tasarımların tamamen el işçiliğine dayandığını, eserlerin hazırlanmasında farklı malzeme ve tekniklerden yararlandığını anlatan Hasaltun, bir vitrinin tamamlanmasının yaklaşık 3 hafta sürdüğünü belirtti.

Atölyesinde çalışmanın kendisini günlük yaşamın stresinden uzaklaştırdığını anlatan Hasaltun, "Gündüz mesleğimizi icra ediyoruz. Akşam da o mesleğin yarattığı stresten kaçmak için buraya geliyorum. Bunu yaparken birçok şeyden uzaklaştığımı fark ettim. O yüzden burada vakit geçiriyorum." diye konuştu.

Hazırladığı eserleri sahiplerine kendisinin ulaştırdığını belirten Hasaltun, bu sayede farklı şehirlerden koleksiyonerlerle tanıştığını ve yeni dostluklar kurduğunu anlattı.

Henüz kendi evi için bir diorama hazırlamadığını belirten Hasaltun, şunları kaydetti:

"Şu an hala kafamda yapamadığım çok fazla proje var. Önce kendi evime bir tane yapma hayalim var. En büyük hayalim o. Sonrasında daha fazla insana ulaşmak, daha fazla insanla iletişime geçmek istiyorum."