İstanbul Haberleri — CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş Parti Meclisimiz, MYK'mizle, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz, yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. dedi.
Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, mutlak butlan davasının ardından CHP'de yaşanan gelişmeleri değerlendirdi, CHP Genel Başkanlığı görevine yeniden gelen Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerde bulundu.Bugün yol ayrımındayız, tarihin kritik kavşağındayız diyen Özel, 'Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin, büyük kurguyu yapıp, bir memur çocuğuna, bir parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin, çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine ana muhalefeti ki durmaz ki o zaman onlar ana muhalefette, yarının iktidarını ve verecek miyiz, yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir işbirliği mi yapacağız?' sorusuna verilmiş cevaptır bizim yürüyüşümüz. ifadelerini kullandı.Mutlak butlan kararının üstünden 61 gün geçtiğini anımsatan Özel, bu süreçte CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na, partiyi kurultaya götürmek için çağrılar yaptıklarını ancak bir sonuç alamadıklarını anlattı.Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:Buradan geçen hafta söyledim. Ne söylediğimi bilerek söyledim. Bir kez daha söylüyorum: 'Partiliyim, CHP'liyim' diyebilene söylüyorum. İster yarıştığımız kongrenin delegesiyle, ister son kongrenin delegeleri ile ister ki en doğrusu odur, 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya, karar versinler genel başkana. Yüzde 90'ın altında oyu güvensizlik sayarım, partinin önünü açarım. Hodri meydan. Var mısın? İşte tam bu kararlılığın olduğu noktadayız. Tam buradayız. Tarih bir yerde kırılacaksa burada kırılacak. İnceldiği yerden kopacaksa burada kopacak.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin CHP kurultay davasında, mutlak butlan nedeniyle Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması kararını, temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderdiğini hatırlatan Özel, 7 gün içerisinde gönderilecek kararın 59 gün sonra, adli tatilin başlamasından hemen önce Yargıtay'a gönderildiğini ileri sürdü.Geldikleri noktada, kendilerine destek verenlere Ya bir yol bulacağız, ya yeni bir yol açacağız dediklerini dile getiren Özel, şunları kaydetti:Bugün mecbur bırakılmış, vakti gelmiş, hüzünlü bir vedanın hemen eşiğindeyiz. Ancak yeni bir başlangıcın sarsılmaz umudunu içimizde taşıdığımızı da milletimizle paylaşmak isterim. Bu partinin evlatları CHP'nin bu ülkenin kurucu partisi olduğunun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu partinin kurucusu olduğunun, bu partinin onun iki eserinden birisi, gurur duyduğu bir eseri ve onun emaneti olduğunun farkındadır. Demokrasi mücadelesinin ağır bedellerini ödemiş bir siyasi partidir bu. Kurulduğu gündeki Milli Mücadele'nin yanında, demokrasi mücadelesinde, il başkanlarının suikastlara feda etmiş, il başkanları hapislere atılmış, işkenceler görmüş, mal varlıklarına el konmuş, darbeler görmüş, saldırılar görmüş bir partidir. Bugün geldiğimiz noktada biz bu büyük bir mirasın her satırına, her emekçisine, her neferine ezbere bildiğimiz hatırasının geçmişteki her gününe sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Ancak artık partimiz butlanla, yargı kollarıyla, saray duvarları arasına sıkışmış bir esaretin ve bir işgalin altındadır. İşgal altında olan; Atatürk’ün mirasını korumanın sorumluluğu da artık bu salondadır, bizim omuzlarımızdadır. Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası, emaneti alıp da çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir.
Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, mutlak butlan davasının ardından CHP'de yaşanan gelişmeleri değerlendirdi, CHP Genel Başkanlığı görevine yeniden gelen Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerde bulundu.Bugün yol ayrımındayız, tarihin kritik kavşağındayız diyen Özel, 'Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin, büyük kurguyu yapıp, bir memur çocuğuna, bir parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin, çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine ana muhalefeti ki durmaz ki o zaman onlar ana muhalefette, yarının iktidarını ve verecek miyiz, yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir işbirliği mi yapacağız?' sorusuna verilmiş cevaptır bizim yürüyüşümüz. ifadelerini kullandı.Mutlak butlan kararının üstünden 61 gün geçtiğini anımsatan Özel, bu süreçte CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na, partiyi kurultaya götürmek için çağrılar yaptıklarını ancak bir sonuç alamadıklarını anlattı.Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:Buradan geçen hafta söyledim. Ne söylediğimi bilerek söyledim. Bir kez daha söylüyorum: 'Partiliyim, CHP'liyim' diyebilene söylüyorum. İster yarıştığımız kongrenin delegesiyle, ister son kongrenin delegeleri ile ister ki en doğrusu odur, 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya, karar versinler genel başkana. Yüzde 90'ın altında oyu güvensizlik sayarım, partinin önünü açarım. Hodri meydan. Var mısın? İşte tam bu kararlılığın olduğu noktadayız. Tam buradayız. Tarih bir yerde kırılacaksa burada kırılacak. İnceldiği yerden kopacaksa burada kopacak.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin CHP kurultay davasında, mutlak butlan nedeniyle Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması kararını, temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderdiğini hatırlatan Özel, 7 gün içerisinde gönderilecek kararın 59 gün sonra, adli tatilin başlamasından hemen önce Yargıtay'a gönderildiğini ileri sürdü.Geldikleri noktada, kendilerine destek verenlere Ya bir yol bulacağız, ya yeni bir yol açacağız dediklerini dile getiren Özel, şunları kaydetti:Bugün mecbur bırakılmış, vakti gelmiş, hüzünlü bir vedanın hemen eşiğindeyiz. Ancak yeni bir başlangıcın sarsılmaz umudunu içimizde taşıdığımızı da milletimizle paylaşmak isterim. Bu partinin evlatları CHP'nin bu ülkenin kurucu partisi olduğunun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu partinin kurucusu olduğunun, bu partinin onun iki eserinden birisi, gurur duyduğu bir eseri ve onun emaneti olduğunun farkındadır. Demokrasi mücadelesinin ağır bedellerini ödemiş bir siyasi partidir bu. Kurulduğu gündeki Milli Mücadele'nin yanında, demokrasi mücadelesinde, il başkanlarının suikastlara feda etmiş, il başkanları hapislere atılmış, işkenceler görmüş, mal varlıklarına el konmuş, darbeler görmüş, saldırılar görmüş bir partidir. Bugün geldiğimiz noktada biz bu büyük bir mirasın her satırına, her emekçisine, her neferine ezbere bildiğimiz hatırasının geçmişteki her gününe sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Ancak artık partimiz butlanla, yargı kollarıyla, saray duvarları arasına sıkışmış bir esaretin ve bir işgalin altındadır. İşgal altında olan; Atatürk’ün mirasını korumanın sorumluluğu da artık bu salondadır, bizim omuzlarımızdadır. Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası, emaneti alıp da çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir.




