
Sevil Dolmacı Gallery'nin İstanbul'daki tarihi mekanı Villa İpranosyan'da gösterilecek sergide, sanatçının bir süredir üzerinde çalıştığı "reverse portraits" (tersten portreler) serisinin yeni eserleri bir araya getiriliyor. Sergi, bakış, kimlik, hafıza ve temsil kavramlarını resimsel bir anlatı üzerinden ele alıyor.
Sabahattin Ali'nin "Kürk Mantolu Madonna" romanında Raif Efendi'nin Berlin'de bir sanat galerisinde karşılaştığı kadın portresi, karakter ile imge arasında derinleşen bir ilişkinin başlangıcını oluşturuyor. Janitz de sergide romanın merkezindeki bu karşılaşmadan hareketle portre geleneğini farklı bir perspektiften yorumluyor.
Sanatçı, çalışmalarında kadın figürlerini yüzleri görünmeyecek ve sırtları izleyiciye dönük olacak şekilde resmediyor. Böylece portrede kimliği tanımlayan en belirgin unsur olan yüzü geri plana alarak figürü saç, duruş ve yüzey üzerinden yeniden kurguluyor.
Janitz'in uzun ve tekrarlayan fırça hareketleriyle oluşturduğu saçlar, kimi eserlerde ışığı taşıyan, kimi eserlerde ise figürü örten yoğun bir resimsel yüzeye dönüşüyor. Yüzün görünmediği kompozisyonlarda izleyicinin figürle kurduğu ilişki de değişirken, kişinin kimliğinden ziyade bakışın yönü ve izleyicide uyandırdığı sorular ön plana çıkıyor.
Sanatçının kompozisyonlarında figürlerin ardında yer alan kemerler, kapılar ve iç içe geçen çerçeveler de resimsel mekanın sınırlarını belirsizleştiriyor.
Sabahattin Ali'nin romanını doğrudan resimsel olarak yeniden üretmek yerine eserin merkezindeki görme, bakış ve temsil meselelerini farklı bir perspektiften ele alan sergi, figür, çizgi ve yüzey arasındaki ilişkiyi edebiyat ve hafıza kavramlarıyla buluşturuyor.
Sergi, 12 Kasım'dan itibaren Sevil Dolmacı Gallery'nin Villa İpranosyan'daki mekanında ziyaret edilebilecek.




