Şile Belediyesine yönelik yolsuzluk davasının görülmesine devam edildi

İstanbul Haber — Şile Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın da aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Şile Belediyesine yönelik yolsuzluk davasının görülmesine devam edildi
Şile Belediyesine yönelik yolsuzluk davasının görülmesine devam edildi

İstanbul Haberleri — Şile Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

İstanbul Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Ali Çetin Arslanalp, düzenli örgütsel bir yapı içinde menfaat talebi, bağış adı altında para toplama gibi bir şey duymadığını söyledi.

Oğuz Kaçmaz'ın telefonunda "çete" diye geçen listede adının yanında 250 bin TL yazdığı yönündeki iddiaya ilişkin Arslanalp, "2024 yılında para sıkıntısı çektim. Başkan Özgür Kabadayı'dan 250 bin lira civarında borç istedim. Oğuz Kaçmaz bunu iletti ve 3-4 gün sonra spor akademisinde bana 6 bin dolar olarak verdi. Bu tamamen şahsi ihtiyacımdı." beyanında bulundu.

Arslanalp, Meclis üyelerine zarf içinde para dağıtıldığı iddiaları hakkında, "Evet, 1 veya 2 kez oldu. Zarfın içinde 50 bin lira vardı. Tarihlerini tam hatırlamıyorum. Kaynağını hiç sorgulamadım. Meclis üyelerinin normalde resmi bir maaşı veya özlük hakkı yoktur." dedi.

Oğuz Kaçmaz'ın bir gün akşam saatlerinde yanına gelerek poşet içinde para getirdiğini, iki farklı tarihte toplamda meclis üyelerine 50-50 şeklinde 100 bin TL verildiğini öne süren Arslanalp, Berna Avcı'nın almadığını ve bu paraların kaynağını bilmediğini söyledi.

Arslanalp, Oğuz Kaçmaz ile 130, Çağlar Yersoy ile 114 kez telefon görüşmesi bulunduğunu, bunların seçim çalışması ve halkın taleplerini iletmek için olduğunu savunarak, imar, ruhsat ve ihale konularında hiçbir aracılığı olmadığını öne sürdü.

Sanık Ferhat Domurcuk, üzerine atılı suçlamalarını reddederek, belediyede imza yetkisi bulunmadığını, hiyerarşik bir konumda olmadığını ve yalnızca hizmetlerin görünürlüğünü sağlayan iletişim işleriyle ilgilendiğini söyledi.

Festival sürecinde sadece koordinasyon toplantılarına katıldığını, Arif Sevik ile özel veya akçeli iş konuşulan toplantılara girmediğini savunan Domurcuk, Furkan Yapıcı ve diğer isimlerle ilgili özel toplantılara katılmadığını, Oğuz Kaçmaz ile de maddi menfaat konuşulan bir görüşmesi olmadığını savundu.

Domurcuk, ifadelerde sıkça geçen "Murat Ongun tarafından Şile'ye gönderildi." iddiasını kabul etmeyerek, "Onunla herhangi bir bağlantım da yok. Hiçbir kamu kurumunda çalışmadım, özel sektörden geldim. Belediyede çalışmayı bırakın, böyle bir şey söz konusu değil." dedi.

"Şile Bezi Festivali’ni tamamladık ancak zarar ettik"

Haluk Levent'in kardeşi tutuklu sanık Berkant Acil de konser organizasyonu sektöründeki geçmişinin 26 yıla dayandığını belirterek, şu beyanda bulundu:

"Abim Haluk Levent'in orkestrasında gitar çalarak bu sektöre adım attım. Harika konserler yaptığımız halde, en üst segment sanatçılar çıkarttığımız halde, ortalamanın altında fiyat verdiğimiz halde, parayı 10 ayda aldığımız halde 4 aydır tutukluyum. Madalya beklerken kelepçe takıldı. Bir sanatçıya 10 liraya mal olan bir işi 100 liraya satabilirsiniz, fiyatı belirlemek özneldir. Çok çeşitli sanatçılarla konserler yaptım. Şile Bezi Festivali'ni tamamladık ancak zarar ettik. Bu sektörde zarar etmek normalleşmiş durumda. Bazen 10 milyon lira kar ediyoruz, bazen 2 milyon lira zarar ediyoruz. Çünkü sektör çok fazla istismara açık."

Sanık Acil, savunmasına şöyle devam etti:

"2024 yılının ağustos ayında konserler yaptık. Aynı yılın aynı ayında başka bir yerde 10 konser için 300 milyon lira fatura kesildi. İsim vermiyorum. Türkiye'de büyük ses getiren, aynı üst segmentteki sanatçılardan bahsediyorum. Bizde 11 sanatçı için ses ve ışık sistemi dahil bir organizasyon yapılırken, diğer yerde de 10 sanatçı için ses ve ışık sistemi dahildi. O dosyanın bilirkişi raporunda fiyatların üç firmadan alınan veriler üzerinden değerlendirildiğini, Koşan Adam'ın verilerine göre fiyatların çok yüksek olduğunu ve 180-200 milyon lira kamu zararı bulunduğunu söylüyorlar. Oysa ben bu organizasyonu 29-30 milyon liraya değil, 40-50 milyon liraya mal edebilir, hatta kar edebilirdim. Oğuz Kaçmaz gibi bir pazarlıkçı olunca fiyatları düşürdü, düşürdü, düşürdü ve 29 milyonda kaldı."

"Peşin ödeme yapılacağı ve sponsorların bulunduğu söylendi"

Koşan Adam Müzik Yapım Menajerlik Hizmetleri şirketinin tek yetkilisinin kendisi olduğunu ve nihai kararları kendisinin verdiğini belirten Acil, "Arif'i 20 yıldır tanıyorum. Çok dürüst ve iyi bir organizatördür. Şile Belediyesi'yle bir bağım yok. Şile Bezi Festivali, Arif'in önüne gelen harika bir fırsattı. 'Abi yapalım mı?' dedi, 'Yapalım.' dedim. Peşin ödeme yapılacağı ve sponsorların bulunduğu söylendi. Normalde belediyeler sonradan ödeme yapar. Sonradan ödeme yapılacaksa biz bu işe girmeyiz." ifadelerini kullandı.

Acil, Nisan 2024'te Kartal'daki iş yerinde Özgür Kabadayı'nın da katıldığı toplantıda hangi sanatçıların alınacağı ve ödemenin nasıl yapılacağının konuşulduğunu söyleyerek, savunmasını şöyle sürdürdü:

"İhale süreci gecikmişti. Yüksek sezonda sanatçıları bağlamak kolay değildir. Kendi kredimi kullanarak sanatçıları ayarlayabileceğimi söyledim ancak paranın konserden önce gelmesini bekliyordum. Daha sonra Arif, ödemenin 1-2 ay içinde yapılacağını söyledi. Toplantının konusu Şile Bezi Festivali'ydi. Başkan Özgür Bey festivalle ilgili olarak Oğuz Kaçmaz'ın tek yetkili olduğunu söyledi. Ben ihalelere giren bir firma değilim, ihale alan firmalara hizmet veriyorum. Sur Müzik'in sürece dahil olması, finansman ve şirketin resmi işlemleriyle ilgiliydi. Benim vergi borcum vardı. Sur Müzik'in sahibi Sait Bey 15 milyon lira, ben de 8 milyon lira kar koyduk bu organizasyon için. Sanatçılarla ben görüştüm, fiyatlarda anlaştım, ödemeleri diğer tarafın yapması gerekiyordu. İhale yeterlilik ve iş bitirme belgem olmadığı için ihaleye girmiyordum. Ayrıca her belediye için ayrı personel istihdam etmek mümkün değil. Teklif fiyatlarını ben belirliyorum."

"Şile’de güzel bir konser organizasyonu yapıldı ancak sonuç kötü oldu"

Acil, yetki belgesinin, sanatçının sahneye çıkıp çıkmayacağıyla ilgili olduğunu, daha önceki organizasyonlarda da bu belgelerin kullanıldığını anlatarak, şöyle devam etti:

"İmzaların ne zaman atıldığına ilişkin bilgim yok. Benden herhangi bir maddi menfaat talep eden olmadı. Arif planını yapar, karı hesaplar ve sonucu bana bildirirdi. Ödemelerin önceden yapılması gerektiğini Arif'e defalarca söyledim ancak ödemelerin 1,5 ay sonra yapılacağı belirtildi. Şile'de güzel bir konser organizasyonu yapıldı, ancak sonuç kötü oldu. Hiçbir konuya şahit olmadım. Arif'in beyanı esastır. Kendisi 20 yıldır güvendiğim, dürüst bir arkadaşım. Şirket hesabımdan 4 milyon liralık bir para çıkışı olmadı. Arif söyledi 'Abi, vermemiz lazım.' diye ama kimin istediği, ne şekilde istediği bunlara dair bir bilgi vermedi. Sait Bey'den 300-400 bin lira civarında para geldi."

MASAK raporlarında hesabına 10 milyon lira geldiği yönündeki tespitlere itiraz ettiğini dile getiren Acil, "Bu paralar birkaç yıllık borç ve alacak ilişkileriyle ilgilidir. Festivalle ilgili ticari hesabı henüz kapatmadık çünkü zarar ettik. 8 milyon lirayı elden aldım. Daha önce ben de bu parayı elden vermiştim. Şirketler arasında sürekli fatura üzerinden para hareketi oluşturmak vergi dairesinin dikkatini çekebilir. Bu nedenle elden alıp, verdik." dedi.

Acil, Özgür Kabadayı'nın telefonlarına cevap vermediğini, ondan sonra Şile'ye gittiğini anlatarak, "Şile'ye gittim Özgür Kabadayı, Gözde Hanım, Alev Hanım, ben, Berna Hanım bir kişi daha var, 6 kişi görüştük. Başkana kızgınım ara ara cevap vermiyor hiçbir şekilde. Sağ olsun Berna Hanım'a teşekkür etmek istiyorum. 'Oğuz yok bundan sonra.' dedi. 'Ben size parayı vereceğim, yatıracağım.' dedi. söylediği günde parayı verdi." beyanında bulundu.

Duruşma, sanıkların savunmasının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

  • Muhabir: ŞÜKRÜ GÜNDÜZ
  • Yayınlayan: DUYGU ÖZKÜMÜŞ
  • Düzenleyen: FİLİZ KINIK ÖZ