Strauss Philharmonie, AKM’de klasik müziği sahne gösterisiyle buluşturdu

İstanbul Haber — Strauss Philharmonie, Johann Strauss’un "Mavi Tuna" ve "Radetzky Marşı" gibi eserlerinin yanı sıra klasik müziğin önemli bestecilerinin yapıtlarını seslendirdiği "Strauss Concert Show" ile İstanbul’da konser verdi.

Strauss Philharmonie, AKM’de klasik müziği sahne gösterisiyle buluşturdu
Strauss Philharmonie, AKM’de klasik müziği sahne gösterisiyle buluşturdu [Fotoğraf: Anadolu Ajansı]

İstanbul Haberleri — Strauss Philharmonie, Johann Strauss'un "Mavi Tuna" ve "Radetzky Marşı" gibi eserlerinin yanı sıra klasik müziğin önemli bestecilerinin yapıtlarını seslendirdiği "Strauss Concert Show" ile İstanbul'da konser verdi.

Musicarium ve Y Kültür Sanat organizasyonuyla Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Türk Telekom Opera Salonu'nda gerçekleştirilen konserde, şef Vinicius Kattah yönetimindeki 15 müzisyen ve bir soprano sahne aldı.

Viyana müzik kültürünü sahneye taşıyan programda, "Valsler Kralı" olarak anılan Johann Strauss'un eserlerinin yanı sıra Wolfgang Amadeus Mozart, Emmerich Kalman, Julius Fucik ve Franz Lehar'ın besteleri seslendirildi.

Geleneksel konser kostümleriyle sahne alan orkestra, klasik müziği sahne deneyimiyle bir araya getirirken, soprano da Viyana repertuvarının sevilen eserlerini yorumladı. Programda sunucunun müzik tarihine ilişkin anlatımları ve anekdotları da yer aldı.

Avrupa'nın farklı kentlerinde konserler veren Strauss Philharmonie, klasik müzik repertuvarını seyirci katılımını teşvik eden bir sahne anlayışıyla yorumluyor. Gösteride dinleyicilerin yalnızca müziği dinlemesi değil, ritme alkışlarla eşlik etmesi ve sahneyle etkileşim kurması da amaçlanıyor.

"Müziğiyle, dansıyla ve her şeyiyle bir bütündü"

Mozart Grubu Sanat Yönetmeni ve Orkestra Şefi Vinicius Kattah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Strauss Concert Show'un klasik müzik konserlerinden farklı olarak gösteri unsurunu içerdiğini söyledi.

Aslen Brezilyalı olduğunu ve son 17 yıldır Viyana'da yaşadığını belirten Kattah, gösterinin seyircinin katılımına dayanan yapısıyla klasik müziği farklı yaş gruplarına ulaştırmayı hedeflediğini kaydetti.

Johann Strauss'un dönemindeki müzikal konumunu popüler müzik sanatçılarına benzettiğini aktaran Kattah, "Strauss tıpkı bir pop müzisyeni gibiydi. Günümüzden örnek vermek gerekirse adeta Tarkan gibi. Müziğiyle, dansıyla ve her şeyiyle bir bütündü. İnsanlar onun konserlerine sadece oturup onu izlemek ve müziğin keyfini çıkarmak için değil, katılmak, dans etmek, şarkı söylemek ve alkışlamak için giderdi." ifadelerini kullandı.

Kattah, gösteride klasik müziğe seyircinin de katılmasını istediklerini dile getirerek, "Viyana'nın en iyi müzisyenlerini, klasik müziğin kalitesinin yanı sıra gösteri unsuruyla bir araya getiriyoruz. İnsanlar burada alkışlamadan, şarkı söylemeden ve hatta biraz da Almanca öğrenmeden oturmayacak. Her şeyi bir arada yaşayacaklar." dedi.

"Mavi Tuna her zaman öne çıkan bir eser olacak"

Johann Strauss'un eserlerinin yıllar boyunca popülerliğini korumasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kattah, "Mavi Tuna"nın yalnızca bir vals olmadığını, Avusturya kültüründe özel bir yere sahip olduğunu belirtti.

Eserin kültürel önemine işaret eden Kattah, şunları kaydetti:

"Hepimiz için bu, bir valsten çok daha fazlasını ifade ediyor. Biz buna gayriresmi Avusturya milli marşı demeyi seviyoruz. Tuna Nehri birçok farklı ülkeden geçiyor ve Karadeniz üzerinden Türkiye'ye de oldukça yaklaşıyor. Tuna bize anıları getiriyor. Avusturyalıların müzik yapma ve hayatı kutlama tarzını yansıtan Viyana kültürünün bir parçası olmak bizi çok mutlu ediyor. Bu yüzden ne kadar zaman geçerse geçsin, Mavi Tuna her zaman öne çıkan bir eser olacak."

"Gelip izlerlerse hayatlarında bir daha asla klasik müziğin sıkıcı olduğunu söylemeyecekler"

Vinicius Kattah, Türkiye'deki dinleyicilerin müziğe yoğun katılımından duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Türk seyircisini Latin Amerikalılara benzetti.

Brezilyalı sanatçı, "Buraya her geldiğimizde seyircinin harika olduğunu söylemeliyiz. Ben Brezilya'dan geldiğim için rahatlıkla söyleyebilirim ki Türk halkı bence Latin Amerikalılara çok benziyor. Müziği seviyor, eğleniyor, gülüyor ve bizimle birlikte şarkı söylüyorlar. Alkışları da harika." değerlendirmesini yaptı.

Viyana'da Musikverein ve Prater'deki Mirage sahnesinde de gösteriler düzenlediklerini aktaran Kattah, gelecek hafta Portekiz'in başkenti Lizbon'da ve ardından Yunanistan'da sahne alacaklarını, ocak ayında ise Türkiye'ye yeniden geleceklerini, 7 Ocak'ta İzmir'de, 9 Ocak'ta Ankara'da ve 10 Ocak'ta yeniden İstanbul'da müzikseverlerle buluşacakları bilgisini verdi.

Kattah, gösterinin farklı müzik türlerini bir araya getirdiğini vurgulayarak, "Eminim ki gelip izlerlerse hayatlarında bir daha asla klasik müziğin sıkıcı olduğunu söylemeyecekler. Yüzde yüz eminim, keyif alacaklar. Güzel müzik, pop müzik, caz ve rock and roll, her şey bir arada." ifadelerini sözlerine ekledi.

  • Muhabir: ÖZLEM LİMON
  • Yayınlayan: TEVFİK IŞIK
  • Düzenleyen: AİŞE HÜMEYRA AKGÜN