Ankara Haberleri — MEHMET CAN TOPTAŞ - Tarım ve Orman Bakanlığı, rafine yağlarda ve bu yağlarla üretilen gıda ürünlerinde oluşan bazı bulaşanların azaltılmasına yönelik uygulama kılavuzu hazırlarken, söz konusu kılavuzda bulaşanların tanımına ve üretim aşamalarında alınabilecek önlemlere de yer verildi.
AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, meyve, tohum, sert kabuklu yemiş, balık gibi çeşitli ürünlerden elde edilen bitkisel yağlar ve balık yağları, yenilebilir yağlar olarak sınıflandırılıyor.Söz konusu yağların, modern işleme tekniklerinin bir getirisi olan rafine (yaklaşık 200 santigrat derece veya daha yüksek sıcaklıklarda) edilmesi sürecinde, istenmeyen bazı bulaşanların oluşumu, küresel ölçekte gıda güvenilirliğinin en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Rafinasyon sürecinde meydana gelen, 3-monokloropropan-1,2-diol (3-MCPD), esterleri (3-MCPDE) ve glisidil esterler (GE) bulaşanları, işlenmiş bitkisel yağlarda özellikle koku giderme (deodorizasyon) işleminde gerçekleşen reaksiyonlar sonrası oluşuyor.İnsanlar, söz konusu bulaşanlara rafine edilmiş yağlar, takviye edici gıdalar, bebek formülleri, kızartılmış gıdalar ve hafif fırıncılık ürünleri gibi rafine yağ içeren çeşitli gıdaların tüketimiyle maruz kalabiliyor. Bu doğrultuda yapılan toksikoloji çalışmaları, söz konusu yağların rafinasyon sürecinde meydana gelen 3-MCPDE ve 3-MCPD'nin, böbrekler ile erkek üreme organları üzerinde etkileri olduğunu ve genotoksik olmayan karsinojen (hücrenin genetik yapısına (DNA) doğrudan zarar vermediği halde, başka yollarla kanser yapan) sonuçlar doğurduğunu ortaya çıkarıyor.
AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, meyve, tohum, sert kabuklu yemiş, balık gibi çeşitli ürünlerden elde edilen bitkisel yağlar ve balık yağları, yenilebilir yağlar olarak sınıflandırılıyor.Söz konusu yağların, modern işleme tekniklerinin bir getirisi olan rafine (yaklaşık 200 santigrat derece veya daha yüksek sıcaklıklarda) edilmesi sürecinde, istenmeyen bazı bulaşanların oluşumu, küresel ölçekte gıda güvenilirliğinin en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Rafinasyon sürecinde meydana gelen, 3-monokloropropan-1,2-diol (3-MCPD), esterleri (3-MCPDE) ve glisidil esterler (GE) bulaşanları, işlenmiş bitkisel yağlarda özellikle koku giderme (deodorizasyon) işleminde gerçekleşen reaksiyonlar sonrası oluşuyor.İnsanlar, söz konusu bulaşanlara rafine edilmiş yağlar, takviye edici gıdalar, bebek formülleri, kızartılmış gıdalar ve hafif fırıncılık ürünleri gibi rafine yağ içeren çeşitli gıdaların tüketimiyle maruz kalabiliyor. Bu doğrultuda yapılan toksikoloji çalışmaları, söz konusu yağların rafinasyon sürecinde meydana gelen 3-MCPDE ve 3-MCPD'nin, böbrekler ile erkek üreme organları üzerinde etkileri olduğunu ve genotoksik olmayan karsinojen (hücrenin genetik yapısına (DNA) doğrudan zarar vermediği halde, başka yollarla kanser yapan) sonuçlar doğurduğunu ortaya çıkarıyor.


