Üç boyutlu modellemeyle böbrek tümörünün haritası çıkarılarak kanser yok ediliyor

Sağlık Haber — ŞADUMAN TÜRKAY - Başta böbrek kanseri olmak üzere ürolojik kanser cerrahisinde cerrahlar, hastanın gerçek radyolojik verilerini içeren matematiksel ve geometrik 3 boyutlu (3D) modelleme yöntemiyle oluşturulan "dijital ikiz" sayesinde tümörlü organın haritasını çıkarıyor ve tümörü ameliyatla "çok daha kolay, başka organlara hasar vermeden ve tam olarak" temizliyor.

Üç boyutlu modellemeyle böbrek tümörünün haritası çıkarılarak kanser yok ediliyor
Üç boyutlu modellemeyle böbrek tümörünün haritası çıkarılarak kanser yok ediliyor

Sağlık Haberleri — ŞADUMAN TÜRKAY - Başta böbrek kanseri olmak üzere ürolojik kanser cerrahisinde cerrahlar, hastanın gerçek radyolojik verilerini içeren matematiksel ve geometrik 3 boyutlu (3D) modelleme yöntemiyle oluşturulan "dijital ikiz" sayesinde tümörlü organın haritasını çıkarıyor ve tümörü ameliyatla "çok daha kolay, başka organlara hasar vermeden ve tam olarak" temizliyor.

Uluslararası Üroloji Araştırma Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Emre Huri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, başta böbrek kanseri olmak üzere ürolojik kanser cerrahisinde yapay zeka destekli teknoloji ile yapılan operasyonları anlattı.

Huri, hastayı gerekli inceleme ve tetkiklerin ardından doğrudan cerrahiye almadan önce bir ön çalışma imkanı sağlayan yapay zeka destekli uygulamaların etkin tedavi açısından önemli olduğunu söyledi.

Günümüz teknolojisinin başta cerrahlara ve hastalara, dolaylı olarak da sağlık ekonomisine önemli katkı sağladığını belirten Huri, yapay zeka teknolojisi destekli, hastanın gerçek verileriyle birebir oluşturulan 3 boyutlu organ modeli geliştirildiğini ifade etti.

Huri, birebir aynı organın geliştirilmesinde bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MR) teknolojilerinin sonuçlarının kullanıldığını ve bu verilerin 3 boyutlu olarak hazırlanan dijital modellerle eşleştirildiğinde damarların ve tümör odaklarının çok daha net görülebildiğini söyledi.

Bu şekilde kişiye özel bir ameliyat planlamasının yapılabildiğine dikkati çeken Huri, "Kişiye özel cerrahi planlama kapsamında 3D baskı (printing), dijital ikiz (digital twin) ve sanal gerçeklik (VR) teknolojilerinin entegrasyonuyla, cerrahi artık milimetrik hesaplamalara dayanan bir bilime dönüşmekte ve cerrahi başarısı geleneksel yöntemlere göre belirgin biçimde artmaktadır.” diye konuştu.

Hastanın ameliyatı planlanan organının, bilgisayar ortamında gerçek verileri esas alınarak geliştirilmesine dayanan dijital ikizinin oluşturulmasının ardından organın üç boyutlu olarak modellendiğini anlatan Huri, şunları kaydetti:

“3D modellemeyle cerrah, artık tümörün damarlarla ilişkisini bilgisayar ekranında her açıdan görebilmekte. Bu, çok önemli bir avantaj. Bu sürecin devamı niteliğindeki 3D baskı teknolojisi sayesinde ise cerrah sadece görüntüye bakmakla kalmaz, fiziksel olarak üretilmiş olan organ modeline de dokunabilir. Bu modellerin üretiminde doku kıvamını, damar elastikiyetini ve tümör sertliğini taklit eden özel reçineler ve silikonlar kullanılmaktadır. Bu da gerçeklik hissini artırmaktadır. Bu sayede cerrah, tümörün ne kadar sert olduğu, böbrek dokusunun ne kadar esnek olduğu gibi bilgileri edinir ve tümörün yapısına hakim şekilde haritasını çıkararak tümörü tamamen yok edebilir.”

“3D planlamayla organlar korunabiliyor”

3D teknolojisinin dünyada en yaygın ve en etkili kullanıldığı alanın böbrek kanserleri olduğunu belirten Huri, “Üç boyutlu cerrahi planlama teknikleri, en çok böbrek kanseri cerrahisinde kullanılmakta. Çünkü böbrek çok karmaşık bir damar yapısına sahiptir ve bu teknoloji sayesinde cerrah tüm damar yapılarını net görebildiğinden başka dokulara zarar vermeden organı koruyabilir. Bazı tümörler böbreğin yüzeyinden ziyade ortasında, derin dokularda gizlenmiş olabilir.” dedi.

Açık ameliyatta cerrahın çok net bir görüş alanına sahip olamayabildiğini anlatan Huri, sözlerine şöyle devam etti:

“Geleneksel açık cerrahide tümör net olarak görülmediğinden böbrek tamamen alınmak zorunda olabiliyordu. Ancak şimdi 3 boyutlu modeller sayesinde tümörün yeri, uzantısı net olarak belirlenebiliyor ve bu da tümörün dışında böbreğin diğer alanlarına zarar vermeden, sağlam kısımlarının korunmasına olanak veriyor. Böbrekte sağlam dokuya hasar verilmeden nokta atışıyla tümör alınabiliyor. Gerçek hasta verilerinin yapay zeka desteğiyle işlenerek geliştirilen organın 3 boyutlu modellenmesi, robotik cerraha da ameliyattan önce yol haritasını belirleme şansı tanıyor. Daha önce hazırlanan 3D dijital model, hastanın organı üzerine bir 'hologram' gibi yansıtılıyor. Özellikle robotik cerrahi konsollarında, cerrahın baktığı ekrana bu görüntüler entegre edilebiliyor. Cerrah, robotik kollarla dokuya dokunduğunda, ekranın köşesinde o dokunun altında hangi damarın geçtiğini gösteren dijital bir harita görüyor. Böylece cerrah, ameliyatın ve tümörün yol haritasını çıkararak ameliyatı gerçekleştirebiliyor.”

"Kanserli doku tamamen temizlenebiliyor"

Prof. Dr. Huri, söz konusu yöntemlerin hasta ve cerrah için önemli avantajlar sağladığını belirterek, “Ameliyat öncesi 3 boyutlu modelleme ve baskı yapılarak gerçekleştirilen uygulamalar, cerrahın karar verme sürecini kısalttığından ameliyat süresi de azalıyor. Beklenmedik damar yaralanmaları azaldığı için kan kaybı azalıyor ve olası kan nakli ihtiyacı düşüyor. Kanserli doku tamamen temizlenebiliyor. Sağlam dokular hasar görmüyor, gereksiz yere böbreğin tamamı alınmıyor." dedi.

Huri, sürecin "cerrahi pratiğe", "hasta konforuna" ve "hastanın böbreğinin korunmasına" katkı sağladığını söyledi.

  • Muhabir: ŞADUMAN TÜRKAY
  • Yayınlayan: EDA ÖZDENER
  • Düzenleyen: ÇAĞDAŞ ÇETİNDEMİR