Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi'nden Mescid-i Aksa için dayanışma çağrısı:

"Tüm sivil toplum kuruluşları, kendi çalışma alanlarını Filistin'le entegre ettiğini ilan ederek yoğunlaşmalıdır. Uluslararası çalışma yapan kurumlar, paydaşları ile Filistin meselesi üzerinde bilgi ve fikir teatisinde bulunmalıdır"

12 Mayıs 2021 - 00:45
Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi (UHİM), İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılarına karşı uluslararası topluma dayanışma çağrısı yaparak, sivil inisiyatiflere ve bazı kurum ile kuruluşlara önerilerde bulundu.

UHİM'den yapılan açıklamada, İsrail'in, tüm dünyadan yükselen tepkilere rağmen, insanlık dışı uygulamalarına ısrarla ve her geçen gün dozunu artırarak devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, meselenin insanlığın belleğinde tam olarak yer edinmesinin ve toplumsal duyarlılığın sürekli hale getirilmesinin aciliyet taşıdığı vurgulandı.

"Sivil inisiyatiflerin, uluslararası sorunların çözümünde hayati önem taşıdığını göz önünde bulundurduğumuzda Mescid-i Aksa konusunda aşağıdaki teklifleri kamuoyunun bilgisine ve dikkatine arz etmeyi bir vazife addediyoruz." denilen açıklamada, yazılı ve görsel medyaya, Mescid-i Aksa ile ilgili sembollerin ekranlarda sıklıkla kullanılması önerisinde bulunuldu.

Açıklamada, diğer öneriler şöyle sıralandı:

"Çocuklar için, Mescid-i Aksa konulu yapımlar üretilmelidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Mescid-i Aksa konulu filmlere ayrıcalık tanımalı ve teşvik etmelidir. İsrail'in hukuk tanımazlığı bir dizi/film haline getirilmelidir. Filistin duyarlılığı olan, tüm dünyadan sanatçılar, spor insanları, bilim insanları, tanınmış şahsiyetler ülkemize davet edilmeli, Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa ziyaretleri organize edilmeli, yerinde mesajlarla dünya kamuoyu canlı tutulmalıdır.

Spor kulüpleri maçlara çıkarken pankart açmalı, futbolcular Filistin sembolleri kullanmaya teşvik edilmelidir. Tüm spor branşlarındaki federasyonlar, tribünlere Mescid-i Aksa sembollerinin asılmasını sağlamalıdır. Tüm sivil toplum kuruluşları, kendi çalışma alanlarını Filistin'le entegre ettiğini ilan ederek yoğunlaşmalıdır. Uluslararası çalışma yapan kurumlar, paydaşları ile Filistin meselesi üzerinde bilgi ve fikir teatisinde bulunmalıdır. İsrail'in zulüm ve katliamlarını mümkün olan en fazla dilde ifade eden raporlar, makaleler, dokümanlar hazırlanmalıdır."

Toplumun her kesiminden katılımın sağlanacağı bir "Mescid-i Aksa İstişare Platformu" oluşturulması tavsiye edilen açıklamada, herkesin günlük yaşamında ve kıyafetlerinde Mescid-i Aksa'yı hatırlatacak (poşu, bayrak, rozet vs.) semboller kullanması, okullarda, Mescid-i Aksa konulu kompozisyon, şiir, resim ve karikatür yarışmaları düzenlenmesi ve bunların en üst düzeyde teşvik edilmesi önerildi.

Açıklamada, herkesin, her gün sosyal medyasında Mescid-i Aksa ile ilgili en az bir paylaşımda bulunması, tüm özel günlerde Filistin farkındalığı oluşturulması gerektiği belirtildi.

Filistin halkının maddi ve manevi her alanda dayanışma ruhu ile desteklenmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Mescid-i Aksa için sembolik değeri olan kan bağışı kampanyası başlatılmalıdır. Siyonist ve fanatik Yahudiler ayrıştırılarak ötekileştirilmedir. Diyanet İşleri Başkanlığı, hutbe ve vaazlarda Mescid-i Aksa konularını sürekli olarak işlemelidir. Belediyeler, en önemli meydan ve caddelerine Filistin'in sembol isimlerinin adlarını vermeli, Mescid-i Aksa'yı hatırlatan anıtlar dikmelidir. Büyükelçilik ve uluslararası kurumların dikkatini çekecek şekilde, tarihi ve turistik mekanlara, İsrail katliamlarını hatırlatan sembol ve anıtlar yapılmalı, sergiler düzenlenmelidir. Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Avrupa Adalet Divanı gibi uluslararası kurumlarda İsrail'in ve suçluların yargılanması için girişimlerde bulunulmalı ve hukuk tanımazlığı sürekli gündemde tutulmalıdır. AB, BM gibi yapılarda İsrail aleyhine lobi faaliyetlerine hız verilmelidir. İslam Konferansı Teşkilatı ve Arap Birliği birlikte bir toplantı yaparak Filistin'e barış gücü askeri göndermek de dahil olmak üzere tüm koruyucu tedbirleri almalıdır."