Ekonomi Haberleri : Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı), Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) işbirliğiyle hazırlanan Artificial Intelligence and National Technology Reflections (Yapay Zeka ve Milli Teknoloji Üzerine Yansımalar) adlı kitabın tanıtım toplantısı Karaköy Palas'ta gerçekleştirildi.Yapay zekanın bilim, teknoloji, ekonomi, eğitim, kamu yönetimi ve toplumsal yaşam üzerindeki dönüştürücü etkisini küresel, ulusal ve geleceğe yönelik perspektiflerle ele alan, 3 ana bölüm altında toplam 25 bölümden oluşan, 38 bilim insanı, araştırmacı ve uzmanın katkıda bulunduğu eser, yapay zekayı geniş bir perspektiften ele alıyor.Kitapta, yapay zekanın geleneksel sistemlerden süper zekaya uzanan gelişimi, büyük veri, işlemciler ve büyük dil modelleri, yapay zeka jeopolitiği, uluslararası işbirliği ve inovasyon ağları gibi başlıklar değerlendiriliyor.Eserde ayrıca, yapay zekanın sürdürülebilirlik, iş gücü piyasaları, iletişim teknolojileri ve Eğitim sistemleri üzerindeki etkileri küresel ölçekte inceleniyor.Kitabın teknolojinin kültürel bir biçim olarak anlamı, yapay zeka yönetişimi, toplumların dönüşümü, Yapay Genel Zeka (AGI), kuantum teknolojileri, insan-yapay zeka işbirliği ve geleceğin çalışma hayatı gibi konuları da detaylı irdelemesiyle alanında bir ilk hedefleniyor.
Eren, teknolojinin şüphesiz üretildiği coğrafyanın, onu tasarlayan zihinlerin önceliklerini ve dünyayı algılayış biçimlerini taşıyan kültürel bir form olduğuna dikkati çekerek, Aslında son 200-250 yılı bir modernleşme hikayesi içerisinde geçen bir ülkenin, bir toplumun fertleri olarak bunu bizatihi yaşıyoruz. Dolayısıyla bu yaptığımız teknolojiye dair çıkarımlar, birer kültürel çıkarım. Meselenin kültür boyutunu da ıskalamamamız lazım. İşte Küme Vakfı bu noktada katkı sağlıyor. dedi.
Üretirsek ayakta kalabiliyoruz, bağımsızlığımızı koruyabiliyoruz
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, yapay zeka sürecinin ilgi odağı olmaya devam ettiğini belirterek, bilim insanlarının da neler yapması gerektiği, sorumluluğun ne olduğu konusunu tartıştığını ve yazdığını söyledi.Devletlerin üst düzeyde alınması gereken tedbirleri ciddi anlamda masaya yatırıp stratejiler ve planlamalar yapmak için ellerinin altındaki tüm enstrümanları harekete geçirmek üzere çaba sarf ettiğini kaydeden Şeker, İnsan kaynağı, arkasından alternatif enerji kaynakları ve yatırımlar, donanım başlıkları hepsi beraber senkronize bir şekilde yürütülmek zorunda. Bunlar için de ciddi anlamda üst düzey irade gerekiyor. diye konuştu.Şeker, Türkiye'nin bu anlamda üst düzey iradeyi ortaya koyarak planlamasını yaptığını belirterek, İlgili bakanlıklar ve herkes üzerine düşen kendi kurumsal sorumluluğunu yansıtmaya ve çaba içerisinde üretmeye gayret ediyor. Çünkü üretici olmazsanız tüketici olmaya mahkumsunuz ve şimdiye kadar yeteri kadar tüketici olduk, artık üretmek zorundayız. Üretirsek ayakta kalabiliyoruz, bağımsızlığımızı koruyabiliyoruz. ifadelerini kullandı.Alanında yetkin, sorun çözmede, sorunun nerede olduğunu görüp anlamada hassas yeteneklere sahip olmanın daha önemli hale geleceğine işaret eden Şeker, Sıradan, vasat insanın değersizleştiği bir noktaya doğru gidiyoruz. O yüzden yükseköğretimin kendini buna göre kurgulaması gerekiyor. Bu çabayı gelecek nesiller için bir borç olarak yapmak zorundayız. dedi.Yapay zeka, kamusal alana, günlük yaşantıya, varoluşsal meselelere ve varoluşsal bilince sirayet ediyor
KÜME Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren de insanlık tarihine bakıldığında özellikle son 200 yılda çok büyük kırılmalar yaşandığını dile getirerek, içinden geçilen yapay zeka devriminin kamusal alana, günlük yaşantıya, varoluşsal meselelere ve varoluşsal bilince sirayet ettiğini kaydetti.Eren, teknoloji devriminin, internet devriminin sunduğu imkan ve tehditlerin değerlendirildiğinde toplumların uzun vadeli kalıcı etkilere maruz kaldığını anımsattı.Türkiye'nin insansız hava araçlarında dünyanın en iyi 2-3 ülkesinden biri olduğuna işaret eden Eren, Şu an kendi insanlı savaş uçağımızı yapmaya çalışıyoruz ama işte 5-6 senemiz, 7-8 senemiz var daha önümüzde. ifadesini kullandı.Eren, teknolojinin şüphesiz üretildiği coğrafyanın, onu tasarlayan zihinlerin önceliklerini ve dünyayı algılayış biçimlerini taşıyan kültürel bir form olduğuna dikkati çekerek, Aslında son 200-250 yılı bir modernleşme hikayesi içerisinde geçen bir ülkenin, bir toplumun fertleri olarak bunu bizatihi yaşıyoruz. Dolayısıyla bu yaptığımız teknolojiye dair çıkarımlar, birer kültürel çıkarım. Meselenin kültür boyutunu da ıskalamamamız lazım. İşte Küme Vakfı bu noktada katkı sağlıyor. dedi.






