Yeni Yol Partisi TBMM Grup Toplantısı

Ankara Haber — Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin, "Mevcut bölgesel gelişmelerle birlikte değerlendirdiğimizde bu anlaşma, coğrafyamızın geleceği adına umudumuzu değil endişemizi artırmaktadır.

Yeni Yol Partisi TBMM Grup Toplantısı
Yeni Yol Partisi TBMM Grup Toplantısı [Fotoğraf: Anadolu Ajansı]
Ankara Haberleri — Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin, "Mevcut bölgesel gelişmelerle birlikte değerlendirdiğimizde bu anlaşma, coğrafyamızın geleceği adına umudumuzu değil endişemizi artırmaktadır. Şu iyi bilinsin ki Mekke'nin adını taşıyan bir anlaşma, Mekke'nin temsil ettiği kardeşliğe leke düşürmemelidir." dedi.

Arıkan, Yeni Yol Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, İslam ülkelerinin her alanda ve her zeminde bir araya gelmesinin en büyük hayalleri ve hedefleri olduğunu söyledi.

İslam dünyasında yeni çatışma hatları ve cepheleri açacak, yeni gerilimler, yeni kırılımlar üretecek hiçbir adım atılmaması uyarısında bulunan Arıkan, bölgenin birbirine karşı değil siyonizme karşı cephe oluşturmayı öncelemesi gerektiğini vurguladı.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı "işbirliği değil yükümlülük anlaşması" şeklinde niteleyen Arıkan, "Mevcut bölgesel gelişmelerle birlikte değerlendirdiğimizde bu anlaşma, coğrafyamızın geleceği adına umudumuzu değil endişemizi artırmaktadır. Şu iyi bilinsin ki Mekke'nin adını taşıyan bir anlaşma, Mekke'nin temsil ettiği kardeşliğe leke düşürmemelidir." ifadelerini kullandı.

İstanbul'da sağanak nedeniyle yaşanan sel felaketlerini hatırlatan Arıkan, hangi derenin ıslah edileceğinin değil hangi belediye başkanının transfer edileceğinin hesabının yapıldığını savundu.

Belediye başkanının rozetini değiştirmekle şehrin altyapısının değiştirilemeyeceğini dile getiren Arıkan, devletin ve milletin imkanlarının altyapıyı güçlendirmek, kentsel dönüşümü tamamlamak ve insanı yaşatmak için seferber edilmesini istedi.

Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine değinen Arıkan, "bataklığı kurutmak yerine sivrisinek avlamaya çalışıldığını" savundu.

Teklifin, mağdurun parasına güvence vermediğini ifade eden Arıkan, fonların tasfiyesi, değerlemesi, satışı ve yatırımcılara yapılacak ödemeler konusunda SPK'ye geniş yetkiler verilmesini eleştirdi.

Milletin birikimini hedef alan yapının siyasi ayağı başta olmak üzere tüm ayaklarının ortaya çıkarılmasını isteyen Arıkan, şunları kaydetti:

"Fon vurgununda gazetecilere fatura kestiniz, bürokratlara fatura kestiniz, şirketlere fatura kestiniz, kurumlara fatura kestiniz, mağdurlara bile fatura kestiniz ama iş siyasi ayağa gelince listeyi hemen sümen altı ettiniz. Bu işin siyasi ayağını, lordlar kamarasını açıklayacaksınız, sorumluların yargılanmasının önünü açacaksınız. Madem kontrol sizde, madem her şeyden haberdarsınız sorumluluk da sizdedir."

Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, 2027 yılı bütçesi ve pancar alım fiyatlarına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde de iktidarın ekonomi ve tarım politikalarını eleştirdi.

"Bu işi yapanlar en ağır cezalara çarptırılmazsa güven inşa edilemez"

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İstanbul'da ve diğer illerdeki sel felaketinde yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet diledi, vatandaşın ve esnafın bir an önce yaralarının sarılmasını istedi.

2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin Meclis'e sunulduğunu anımsatan Babacan, bu bütçenin, "yanlış ekonomi faturalarının kime kesildiğini açıkça gösteren bir belgeden ibaret" olduğunu söyledi.

Bütçe teklifinde üretim ve alın terinin değil faizin öncelendiğini iddia eden Babacan, "Bu bütçe Türkiye'deki büyük bir gelir ve servet transferinin resmidir. Çok büyük bir gelir ve servet transferi yapıldı, yapılıyor ve bu transfer fakirden zengine yapılıyor." diye konuştu.

Sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalara değinen Babacan, "Bu işi yapanlar en ağır cezalara çarptırılmazsa güveni inşa edemezsiniz. Parayı iade edip kurtul derseniz bundan sonraki dolandırıcılıklara teşvik edersiniz." ifadelerini kullandı.

İktidarın konuyu şeffaflıktan, hesap verebilirlikten, samimiyetten, dürüstlükten uzak bir tutumla ele aldığını savunan Babacan, "Çalışmalar meseleyi çözmek, vatandaşı korumaktan önce siyasi faturayı bir an önce ortadan kaldırmaya yönelik bir çerçeveyle yürüyor." dedi.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin görüşlerini de paylaşan Babacan, Türkiye'nin hangi şartlarda kime nasıl askeri yardım sağlayacağı, silahlı kuvvetlerin görevlendirilmesinin nasıl kararlaştırılacağı, Meclis'in anayasal yetkilerinin nasıl kullanılacağının açıkça ortaya konmasını istedi.

Sürecin şeffaflıkla yürütülmesini talep eden Babacan, "Türkiye ilkeli ve güvenilir bir arabulucu vasfını asla kaybetmemeli. Türkiye, İslam ülkeleri arasında olur da bir ayrışma olursa o ayrışmanın bir tarafında taraf olmamalı." şeklinde konuştu.

Anlaşmanın üç ülkeyle sınırlı kalmasını doğru bulmadıklarını bildiren Babacan, "Başta Mısır olmak üzere, hatta şimdi savaş ortamındayız ama hemen arkasından İran olmak üzere bu anlaşmanın genişletilmesi gerekir. Eğer gerçek bir işbirliği diyorsanız bu ancak Mısır ve İran'ı da içine alan, başka ülkeleri de içine alan daha büyük bir güç birliği ile olur. Biz bu soruların cevabını almadan bu anlaşmayı destekleyemeyiz." ifadelerini kullandı.

  • Muhabir: İSA TOPRAK
  • Yayınlayan: İSA SANSAR
  • Düzenleyen: ZEHRA AYDIN TURAPOĞLU