Konya Haberleri : Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Klasik Düşünce Okulu'nun çalışmalarına ilişkin, Bu çalışmalar, veya benzer oluşumlar, medeniyetimizin hala capcanlı olduğunu gösteren hayat emareleridir. dedi.Özvar, Konya'da bir otelde düzenlenen Klasik Düşünce Okulu Akademisyenler Kampı 2026 programının açılışında, Klasik Düşünce Okulu'nun zor bir görev üstlendiğini söyledi.Klasik diye tabir edilen İslam medeniyetinin entelektüel kaynaklarının, bu çağda okumaya açılmasının değerli olduğunu belirten Özvar, Bunların değerlendirilmesi, bir kısmının tercüme edilmesi ve tahkikatının yapılması, sadece burada kalmayıp, bu metinlerin bugüne ne söyleyebileceğini, bugünkü modern dünyanın sorunlarına karşı bu klasik kaynaklarımızı ne ölçüde kullanabileceğimizi bizlere göstermeye çalışıyor. Bu fevkalade önemli bir misyon. diye konuştu.- Gençlerimizin bu eserlerle temas etmesi, medeniyetimizin canlılığının temel işaretlerinden biri
Bu çalışmaların devam etmesi temennisinde bulunan Özvar, şunları kaydetti:Genç arkadaşlarımızın, bu eserlerle gençken tanışarak hemhal olmaları, İslam'ın entelektüel kaynaklarını bu yaşlarda tanımalarının, İslam medeniyeti ve Anadolu kültürü açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Gençlerimizin bu eserlerle temas etmesinin, medeniyetimizin canlılığının temel işaretlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Bu kaynakların unutulması, hatta okunamaması, bu medeniyetin köklerinin kuruması veya kökleriyle dalları arasındaki temasın kesilmesi anlamına geliyor ki bizim için bu ciddi bir sıkıntı. Bu çalışmalar veya benzer oluşumlar, medeniyetimizin hala capcanlı olduğunu gösteren hayat emareleridir. Bu tür çalışmaların, İslam medeniyetini karakterize eden tarihi mekanlarda ve şehirlerde yapılıyor olmasının da anlamlı olduğunu düşünüyorum.Erol Özvar, İslam medeniyetinin gelişme seyirlerine ilişkin, entelektüel ve fikri alandaki devirlerin 13. yüzyıla kadar, hatta Gazali'ye kadar büyük bir devinim içerisinde olduğunu dile getirdi.13. ve 14. yüzyıldan itibaren, entelektüel ve fikri üretkenlik bakımından İslam medeniyetindeki faaliyetlerin büyük ölçüde azaldığını vurgulayan Özvar, O devirlere kadar üretilen eserlerin çoğu birbirini tekrar ve takip eden eserler olarak ortaya çıktı. İslam medeniyeti içerisindeki siyasi ve askeri oluşumlar, bütün coğrafyalara karşı ciddi bir ilerleme kaydetti. İslam dininin doğduğu ve inkişaf ettiği coğrafya, doğduğu tarihten itibaren hep büyümeye devam etti. ifadesini kullandı.
Bu çalışmaların devam etmesi temennisinde bulunan Özvar, şunları kaydetti:Genç arkadaşlarımızın, bu eserlerle gençken tanışarak hemhal olmaları, İslam'ın entelektüel kaynaklarını bu yaşlarda tanımalarının, İslam medeniyeti ve Anadolu kültürü açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Gençlerimizin bu eserlerle temas etmesinin, medeniyetimizin canlılığının temel işaretlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Bu kaynakların unutulması, hatta okunamaması, bu medeniyetin köklerinin kuruması veya kökleriyle dalları arasındaki temasın kesilmesi anlamına geliyor ki bizim için bu ciddi bir sıkıntı. Bu çalışmalar veya benzer oluşumlar, medeniyetimizin hala capcanlı olduğunu gösteren hayat emareleridir. Bu tür çalışmaların, İslam medeniyetini karakterize eden tarihi mekanlarda ve şehirlerde yapılıyor olmasının da anlamlı olduğunu düşünüyorum.Erol Özvar, İslam medeniyetinin gelişme seyirlerine ilişkin, entelektüel ve fikri alandaki devirlerin 13. yüzyıla kadar, hatta Gazali'ye kadar büyük bir devinim içerisinde olduğunu dile getirdi.13. ve 14. yüzyıldan itibaren, entelektüel ve fikri üretkenlik bakımından İslam medeniyetindeki faaliyetlerin büyük ölçüde azaldığını vurgulayan Özvar, O devirlere kadar üretilen eserlerin çoğu birbirini tekrar ve takip eden eserler olarak ortaya çıktı. İslam medeniyeti içerisindeki siyasi ve askeri oluşumlar, bütün coğrafyalara karşı ciddi bir ilerleme kaydetti. İslam dininin doğduğu ve inkişaf ettiği coğrafya, doğduğu tarihten itibaren hep büyümeye devam etti. ifadesini kullandı.


