Kaspersky modern uzay güvenliği raporu yayımladı
Ekonomi / Kaspersky Güvenlik Analizi Uzmanı Ekaterina Rudina: - Uydu teknolojileri navigasyon sistemlerinden enerji şebekelerine kadar sivil hayatın daha fazla alanına entegre oldukça, bu bağlantıların güvenliğinin sağlanması, aşağı yönlü bağlantılarda şifrelemenin uygulanması ve internete açık, güvenlik açığı bulunan alıcıların güncellenmesi, büyük önem taşıyor
Ekonomi Haberleri : Kaspersky, modern uzay güvenliğine ilişkin çeşitli veriler sunan raporunun sonuçlarını paylaştı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, Kaspersky ICS CERT tarafından yayımlanan güncel rapor, modern uzay güvenliğinin yörüngedeki uyduları fiziksel olarak korumaktan daha kapsamlı hale geldiğini gösterdi.
Kamuya açık verilere göre, 1957 yılından 2020'li yılların başına kadar uzay sistemlerini hedef alan 100'den fazla siber olay kayıtlara geçti. Halihazırda bir uzay sistemi, yer kontrol istasyonları, karasal iletişim hatları, kullanıcı terminalleri ve üçüncü taraf yazılımlardan oluşan karmaşık ve birbiriyle bağlantılı bir ağ yapısını ifade ediyor. Saldırganlar ise çoğunlukla bu zincirin en erişilebilir ve güvenlik seviyesi en zayıf halkalarını hedef alıyor.
Şirketin önceki raporları, özellikle Küresel Navigasyon Uydu Sistemleri (GNSS) üzerindeki kritik risklere dikkati çekiyor. Karadeniz bölgesinde 2023'te GPS/GNSS sinyal yanıltma (spoofing) vakalarında yaşanan keskin artışın ardından Kaspersky araştırmacıları, dünya genelindeki 70 donanım üreticisiyle işbirliği yaparak, internete açık GNSS cihazlarını denetledi.
3 binden fazla GNSS alıcısı saldırılara açık konumda bulunuyor
İncelemeler sonucunda, 3 binden fazla GNSS alıcısının doğrudan internet üzerinden gelebilecek saldırılara açık olduğu tespit edildi. Bu durum, denizcilik, havacılık ve kara lojistiği açısından ciddi riskler barındırıyor.
Tehdit aktörleri, kötü niyetli faaliyetlerini gizlemek amacıyla uydu altyapılarını sıklıkla paravan olarak kullanıyor. Turla ve Whitebear gibi Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) grupları, 2010'lu yıllar boyunca sunucu iletişimlerini şifrelenmemiş uydu iniş hattı (downstream) trafiği üzerinden yönlendirerek yüksek bir gizlilik düzeyi yakaladı.
Uydu sinyallerine müdahalenin teknik eşiğinin düşüklüğü ise sorunu daha da derinleştiriyor. Thrip gibi sofistike APT grupları, kritik uzay altyapılarını izlemek ya da doğrudan kesintiye uğratmak amacıyla uydu operatörlerini ve coğrafi bilgi veya haritalama veritabanlarını hedef almayı sürdürüyor.
Söz konusu rapor, uzay odaklı siber saldırıların kritik ikincil etkilerine de dikkati çekiyor. Uydu operatörü Viasat'ın KA-SAT ağına yönelik 2022'de büyük çaplı bir siber saldırı gerçekleştirilmişti. Hatalı yapılandırılmış bir VPN cihazı üzerinden başlatılan saldırıda tehdit aktörleri, AcidRain adlı veri silici (wiper) kötü amaçlı yazılımı konuşlandırarak, Avrupa genelinde yaklaşık 30 bin uydu terminalini devre dışı bırakmış ve 5 bin 800'den fazla rüzgar türbininin uzaktan operasyonunu dolaylı yoldan durdurmuştu.
Sandworm APT grubuyla ilişkilendirilen devam yazılımı AcidPourun 2024'teki keşfi, söz konusu tehlikeli eğilimin tırmandığını gösterdi. AcidPour, selefinden farklı olarak, daha geniş bir Linux yönlendirici, uydu modemi ve veri depolama sistemi yelpazesini hedef alıyor.
Kaspersky uzmanları, kuruluşların istismar riskini azaltması amacıyla alınması gereken önlemleri de paylaştı. Buna göre, özellikle GNSS alıcıları başta olmak üzere, internete açık yer kontrol ve abone donanımlarındaki güvenlik açıklarının düzenli olarak denetlenmesi ve gerekli yamaların uygulanması gerekiyor. Yetkisiz kişilerin trafiği izlemesini ve sinyal sahteciliği gerçekleştirmesini önlemek için uydu iletişim bağlantılarının tamamen şifrelenmesi, yer istasyonu terminallerinde güçlü uç nokta koruması kullanılması ve dahili yönetim ağlarında sıkı erişim kontrolleri uygulanması öneriliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Güvenlik Analizi Uzmanı Ekaterina Rudina, bir uzay sisteminin yalnızca yörüngeye gönderilen unsurlardan ibaret olmadığını belirtti.
Yer tabanlı kontrol ağları ile iletişim kanalları ve abone alıcılarının tüm sistemin asıl ve çoğu zaman da en hassas operasyonel altyapısını oluşturduğunu aktaran Rudina, Uydu teknolojileri navigasyon sistemlerinden enerji şebekelerine kadar sivil hayatın daha fazla alanına entegre oldukça, bu bağlantıların güvenliğinin sağlanması, aşağı yönlü bağlantılarda şifrelemenin uygulanması ve internete açık, güvenlik açığı bulunan alıcıların güncellenmesi, büyük önem taşıyor. ifadelerini kullandı.