Türkiye küresel rüzgar sektöründe artan kurulumlar ve üretim imkanlarını geliştirmesiyle öne çıkıyor
Ankara — Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi CEO'su Ben Backwell: - Türkiye sadece artan güç artışıyla değil, iç ve dış pazar için ekipman üretimiyle de öne çıkıyor -Enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasında elektrifikasyonun hızlanması, dijitalleşme ve sanayinin karbonsuzlaştırılması merkezi rol oynayacak, yenilenebilir enerji ise bu süreçte öncü bir konumda olacak
Ankara Haberleri — GÜLŞEN ÇAĞATAY - Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Üst Yöneticisi (CEO) Ben Backwell, Türkiye'nin küresel rüzgar enerjisi sektöründeki konumunu, artan kurulumlar ve üretim üssü imkanlarını geliştirmesiyle yukarı taşıdığını bildirdi.
Backwell, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin elektrik sistemine geçen yıl 2,1 gigavat rüzgar enerjisi ilave ettiğini, bu yıl sonunda hedefin 2,5 gigavat olarak öngörüldüğünü söyledi.
Türkiye'nin rüzgarda yıllık güç artışında uzun vadeli hedefinin 7 gigavat seviyesinde olduğunu vurgulayan Backwell, Türkiye sadece artan güç artışıyla değil, iç ve dış pazar için ekipman üretimiyle de öne çıkıyor. diye konuştu.
Backwell, Türkiye'nin küresel rüzgar enerjisi sektöründeki konumunu hızla güçlendirdiğini anlattı.
Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasında stratejik bir yeşil enerji koridoru olma potansiyeline sahip olduğunu dile getiren Backwell, şöyle devam etti:
Aynı zamanda ülke küresel tedarik zincirinde de önemli bir oyuncu haline geldi. Türk rüzgar enerjisi şirketleri bugün dünyanın yaklaşık 40-50 ülkesine ihracat yapıyor. Türkiye, Avrupa'daki istikrarlı büyümeden ve Asya'daki hızlı genişlemeden faydalanmak için çok uygun bir konumda. Ülke, iki bölge arasında yeşil elektrik akışları ve tedarik zinciri entegrasyonu için bir 'koridor' görevi görebilir.
- COP31 öncesinde işbirliği
Backwell, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi işbirliği imkanlarını değerlendirdiklerini ve yetkililerle temas halinde olduklarını ifade etti.
Uluslararası iklim diplomasisine değinen Backwell, Türk yenilenebilir enerji şirketlerini uluslararası yatırımcılarla buluşturmayı ve tanıtmayı amaçlayan COP31 kapsamındaki yenilenebilir enerji merkezi girişimine destek vermek için Global Renewables Alliance ile de iş birliği yaptıklarını ifade etti.
ABD-İsrail ile İran savaşı sebebiyle meydana gelen küresel enerji krizi ve fosil yakıt piyasalarındaki dalgalanmalar hakkında konuşan Backwell, mevcut dönüşümün dünya enerji sistemi açısından bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Bu dönem, fosil yakıt çağının sonu olarak hatırlanacak, diyen Backwell, ülkelerin giderek daha fazla fosil yakıtlara bağlı jeopolitik risklerden ve fiyat oynaklığından kaçınmak istediğini belirtti.
Backwell, yenilenebilir enerjinin halihazırda elektrik talebindeki büyümenin büyük bölümünü karşıladığını, enerji sektöründe baskın güç haline geldiğini ancak yatırımların devam etmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
Enerji dönüşümünü finanse edecek küresel sermaye var, ancak yatırımların özellikle elektrik şebekeleri gibi doğru altyapılara yönlendirilmesi kritik önem taşıyor. Elektrik şebekelerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasındaki darboğaz önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Uygun politikalar ve yatırım çerçeveleri oluşturulması halinde bu aynı zamanda önemli bir fırsata dönüşebilir. Enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasında elektrifikasyonun hızlanması, dijitalleşme ve sanayinin karbonsuzlaştırılması merkezi rol oynayacak. Yenilenebilir enerji ise bu süreçte öncü bir konumda olacak.