İstanbul Haberleri — HAMDİ DİNDİREK - bilim tarihi alanında yaptığı çalışmalar ve kaleme aldığı eserlerle dünyanın önemli otoritelerinden biri olarak kabul edilen ve ömrünü bilimin ve teknolojinin ilk kez Doğu toplumlarında ortaya çıktığını kanıtlamaya adayan Prof. Dr. Fuat Sezgin, vefatının 8. yılında anılıyor.
AA muhabirinin kaynaklardan derlediği bilgilere göre, 24 Ekim 1924'te Bitlis'te dünyaya gelen Sezgin, ilkokulu Doğubayazıt'ta, ortaokul ve liseyi Erzurum'da okuduktan sonra 1934'te İstanbul'a geldi.Küçük yaşlardan itibaren hep mühendis olma hayalleri kuran Sezgin, bir tavsiye üzerine katıldığı İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsünde görev alan Alman doğu bilimci Hellmut Ritter'in verdiği bir seminer sonrasında akademik hayatının yönünü değiştirdi.Sezgin burada, alanının en önemli uzmanlarından kabul edilen Ritter'in öğrencisi olarak, hocasının bilimlerin temelinin İslam bilimlerine dayandığını belirtmesi üzerine bu alana yoğunlaştı.İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden 1951'de mezun olan Sezgin, Arap Dili ve Edebiyatı alanında uzmanlaşarak 1954'te Buhari'nin Kaynakları adlı teziyle doktorasını tamamladı.Sezgin bu teziyle, hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari'nin (810-870) bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil, yazılı kaynaklara dayandığı tezini ortaya attı.Bu yazılı kaynakların İslam'ın erken dönemine, hatta 7. yüzyıla kadar gittiğini ortaya koyan Sezgin, bu bulgularıyla özellikle Batı'daki oryantalist çevrelerde geniş yankı uyandırdı.
AA muhabirinin kaynaklardan derlediği bilgilere göre, 24 Ekim 1924'te Bitlis'te dünyaya gelen Sezgin, ilkokulu Doğubayazıt'ta, ortaokul ve liseyi Erzurum'da okuduktan sonra 1934'te İstanbul'a geldi.Küçük yaşlardan itibaren hep mühendis olma hayalleri kuran Sezgin, bir tavsiye üzerine katıldığı İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsünde görev alan Alman doğu bilimci Hellmut Ritter'in verdiği bir seminer sonrasında akademik hayatının yönünü değiştirdi.Sezgin burada, alanının en önemli uzmanlarından kabul edilen Ritter'in öğrencisi olarak, hocasının bilimlerin temelinin İslam bilimlerine dayandığını belirtmesi üzerine bu alana yoğunlaştı.İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden 1951'de mezun olan Sezgin, Arap Dili ve Edebiyatı alanında uzmanlaşarak 1954'te Buhari'nin Kaynakları adlı teziyle doktorasını tamamladı.Sezgin bu teziyle, hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari'nin (810-870) bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil, yazılı kaynaklara dayandığı tezini ortaya attı.Bu yazılı kaynakların İslam'ın erken dönemine, hatta 7. yüzyıla kadar gittiğini ortaya koyan Sezgin, bu bulgularıyla özellikle Batı'daki oryantalist çevrelerde geniş yankı uyandırdı.


