Ekonomi Haberleri : İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) tarafından düzenlenen altın Tohumlar toplantısında avokado ele alındı.İSTİB'den yapılan açıklamaya göre, çevrim içi toplantıya, İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, İSTİB Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Şen, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Araştırmacısı Dr. Süleyman Bayram, Doaş Tarım ve Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Şevki Öncel ve Özboyacı Tarım AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Fatih Özboyacı katıldı.Kasap, burada yaptığı konuşmada, avokadonun yalnızca taze tüketilen bir meyve değil yağı, çekirdeği, kabuğu ve işlenmiş ürünleriyle gıda ve kozmetik sanayisinde yüksek katma değer oluşturabilecek stratejik bir tarım ürünü olduğunu belirterek, Türkiye'nin avokado üretiminin son 20 yılda yaklaşık 170 kat artırarak 68 bin tonun üzerine çıkarması, bu alandaki güçlü potansiyelimizi açıkça ortaya koyuyor. Doğru üretim planlaması, işleme altyapısı ve pazar geliştirme çalışmalarıyla avokadonun ülkemiz tarımı ve ihracatı açısından çok daha önemli bir konuma ulaşacağına inanıyorum. ifadelerini kullandı.- Tüketicilerin bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Araştırmacısı Bayram, avokadonun sofralık tüketimin yanı sıra yağ ve kozmetik sanayisinde de değerlendirilebildiğini kaydederek, Türkiye ağırlıklı olarak sofralık üretim tarafında yer alıyor. Yağ ve kozmetik sanayisine yönelik kullanım alanları ise halen gelişmeye açık önemli bir potansiyel taşıyor. Düşük glisemik indeksi ile sağlıklı yağ, lif ve antioksidan içeriği sayesinde dünyada süper besin olarak öne çıkan avokadonun bilinirliği ve tüketimdeki yeri özellikle pandemi sonrasında hızla arttı. açıklamasında bulundu. Bayram, artan talebin üretim yapısına da yansıdığına işaret ederek, şunları kaydetti:Ancak sektörün sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde gelişebilmesi için üreticilerin kooperatif çatısı altında bir araya gelerek üretim, hasat, depolama ve pazarlama süreçlerinde ortak hareket etmesi gerekiyor. Bununla birlikte ürünlerin olgunlaşmadan hasat edilmesi, doğru koşullarda olgunlaştırılmaması ve raflarda düşük kaliteli ya da çürümüş şekilde tüketiciye sunulması, avokadoya olan güveni zedeliyor. Bu nedenle doğru hasat zamanı, depolama, olgunlaştırma ve satış süreçleri konusunda üreticilerin, perakendecilerin ve tüketicilerin bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Ahmet Fatih Özboyacı ise Türkiye'de kişi başı yıllık avokado tüketiminin yaklaşık 60-70 gram seviyesinde olduğunu kaydederek, şu değerlendirmeyi yaptı:Buna karşılık bu miktar ABD'de 2 kilogramın üzerine çıkabiliyor. Türkiye'de tüketimi artırabilirsek hem iç pazarın büyümesini sağlayabilir hem de işlenmiş avokado ürünleri açısından önemli bir gelişim alanı oluşturabiliriz. Ancak avokado yatırımının uzun vadeli ve planlı şekilde ele alınması gerekiyor. Avokado bahçesi kurmak, aslında toprağın üzerine bir fabrika kurmaktır. Bu nedenle yatırım öncesinde toprak yapısı, sulama imkanı, iklim koşulları ve pazar planlaması detaylı şekilde analiz edilmeli. Planlı üretimin yaygınlaştırılması, katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve üreticilerin teknik bilgiyle desteklenmesi, sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından büyük önem taşıyor.
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Araştırmacısı Bayram, avokadonun sofralık tüketimin yanı sıra yağ ve kozmetik sanayisinde de değerlendirilebildiğini kaydederek, Türkiye ağırlıklı olarak sofralık üretim tarafında yer alıyor. Yağ ve kozmetik sanayisine yönelik kullanım alanları ise halen gelişmeye açık önemli bir potansiyel taşıyor. Düşük glisemik indeksi ile sağlıklı yağ, lif ve antioksidan içeriği sayesinde dünyada süper besin olarak öne çıkan avokadonun bilinirliği ve tüketimdeki yeri özellikle pandemi sonrasında hızla arttı. açıklamasında bulundu. Bayram, artan talebin üretim yapısına da yansıdığına işaret ederek, şunları kaydetti:Ancak sektörün sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde gelişebilmesi için üreticilerin kooperatif çatısı altında bir araya gelerek üretim, hasat, depolama ve pazarlama süreçlerinde ortak hareket etmesi gerekiyor. Bununla birlikte ürünlerin olgunlaşmadan hasat edilmesi, doğru koşullarda olgunlaştırılmaması ve raflarda düşük kaliteli ya da çürümüş şekilde tüketiciye sunulması, avokadoya olan güveni zedeliyor. Bu nedenle doğru hasat zamanı, depolama, olgunlaştırma ve satış süreçleri konusunda üreticilerin, perakendecilerin ve tüketicilerin bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Üretim 20 kat artsa dahi buna cevap verebilecek bir pazar var
Doaş Tarım ve Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Şevki Öncel, avokadonun tropikal meyveler arasında pazar sorunu yaşamayan ve ikame edilemeyen bir ürün olduğuna dikkati çekerek, Kendine özgü benzersiz bir üründür. Bu özelliği ürünü fiyat dalgalanmalarına karşı daha dirençli hale getiriyor ve üretici açısından sürdürülebilir bir ticaret imkanı sunuyor. Ayrıca ilerleyen yıllarda üretim 20 kat artsa dahi buna cevap verebilecek bir pazarı var. İç tüketimin yanı sıra coğrafi konumumuz sayesinde komşu ülkelere kısa sürede ihracat yapma avantajına sahibiz. ifadelerini kullandı.Türkiye'nin dünya avokado pazarında güçlü bir konuma gelebilmesi için büyük ölçekli üretim alanlarının oluşturulması gerektiğini belirten Öncel, üretimin ölçek ekonomisine uygun şekilde planlanması, kooperatifleşmenin güçlendirilmesi ve üretime elverişli kamu arazilerinin sektöre kazandırılması halinde Türkiye'nin hem iç talebi rahatlıkla karşılayabileceğini hem de ihracatta önemli bir oyuncu haline gelebileceğini kaydetti.- Avokado yatırımı uzun vadeli ve planlı şekilde ele alınmalıAhmet Fatih Özboyacı ise Türkiye'de kişi başı yıllık avokado tüketiminin yaklaşık 60-70 gram seviyesinde olduğunu kaydederek, şu değerlendirmeyi yaptı:Buna karşılık bu miktar ABD'de 2 kilogramın üzerine çıkabiliyor. Türkiye'de tüketimi artırabilirsek hem iç pazarın büyümesini sağlayabilir hem de işlenmiş avokado ürünleri açısından önemli bir gelişim alanı oluşturabiliriz. Ancak avokado yatırımının uzun vadeli ve planlı şekilde ele alınması gerekiyor. Avokado bahçesi kurmak, aslında toprağın üzerine bir fabrika kurmaktır. Bu nedenle yatırım öncesinde toprak yapısı, sulama imkanı, iklim koşulları ve pazar planlaması detaylı şekilde analiz edilmeli. Planlı üretimin yaygınlaştırılması, katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve üreticilerin teknik bilgiyle desteklenmesi, sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından büyük önem taşıyor.






