Milli Eğitim Bakanı Tekin, AK Parti Erzurum İl Başkanlığı ziyaretinde konuştu: (1)

Erzurum Haber — Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "2002’den önce bir sınıfta ortalama 70-80 öğrencinin olduğu Türkiye’den, sınıflarda, okullarda bir tane bile bilgisayarın olmadığı Türkiye’den, okulların içerisinde tuvalet ihtiyacını giderecekleri yerlerin olmadığı okullardan bugün bambaşka bir yere geldik."

Milli Eğitim Bakanı Tekin, AK Parti Erzurum İl Başkanlığı ziyaretinde konuştu: (1)
Milli Eğitim Bakanı Tekin, AK Parti Erzurum İl Başkanlığı ziyaretinde konuştu: (1)

Erzurum Haberleri — Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "2002'den önce bir sınıfta ortalama 70-80 öğrencinin olduğu Türkiye'den, sınıflarda, okullarda bir tane bile bilgisayarın olmadığı Türkiye'den, okulların içerisinde tuvalet ihtiyacını giderecekleri yerlerin olmadığı okullardan bugün bambaşka bir yere geldik." dedi.

Tekin, AK Parti Erzurum İl Başkanlığını ziyaretinde yaptığı konuşmada, 2002'de iktidara geldikleri andan itibaren Türkiye'de eğitim öğretim ile ilgili AK Parti iktidarları döneminde devrim niteliğinde işler yaptıklarını söyledi.

2002 bütçesinde yüksek öğretimle birlikte Türkiye'de eğitim harcamalarının 4. sırada olduğunu hatırlatan Tekin, "2002'den sonraki bütün bütçelerimizde 2003 ve takip eden bütün bütçelerde, 2027 dahil hepsinde eğitim öğretim birinci sırada yer aldı. Yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin toplam gelirlerinin bu 2027 bütçesi için yaklaşık yüzde 14'ü eğitime ayrılıyor. Bu gerçekten çok önemli bir gösterge." ifadesini kullandı.

"Türkiye’de maalesef yapılanları takdir etme düğmesi bozuk olan bir muhalefet var"

Bakan Tekin, okul ve eğitim için yapılanlarla ilgili şunları anlattı:

"Bununla 2002'den önce bir sınıfta ortalama 70-80 öğrencinin olduğu Türkiye'den, sınıflarda, okullarda bir tane bile bilgisayarın olmadığı Türkiye'den, okulların içerisinde tuvalet ihtiyacını giderecekleri yerlerin olmadığı okullardan bugün bambaşka bir yere geldik. Çocuklarımız ders kitabı satın almak için kırtasiye önlerinde kuyruk beklerken, bugün okulları açıldığında ders kitapları masaların üzerinde. Fiziki yatırım itibarıyla bu noktaya kadar geldik. Bunları biz söylüyoruz yaptıklarımız diye ama Türkiye'de maalesef yapılanları takdir etme düğmesi bozuk olan bir muhalefet var. Yapılanları takdir etmeyi hiç düşünmüyorlar."

Bütçe takviminin yaklaştığını anımsatan Tekin, "Her bütçede bize çocuklara bir öğün yemek verin diye baskı yapıyorlar. Ben de onlara şu soruyu soruyorum. Bugün muhalefet siyasi partilerinin 2002'deki seçim beyannamelerine baktım. Hiçbirisi çocuklara yemek yardımı yapacağız dememiş. 2007'de, 2011'de, 2015'de dememişler. Niye dememişler? Çünkü o gün çocukların yemekten çok daha acil başka ihtiyaçları vardı. 70-80 kişilik sınıflarda, bilgisayarı olmayan okullarda, içinde tuvaleti olmayan okullarda ders gören çocuğa yemek vermek o zaman hiç akıllarına gelmemiş ama şimdi o ihtiyaçları giderdiğimiz için artık 20 kişilik sınıflarda eğitim aldıkları için, 660 bin sınıfımızda, yani Türkiye'deki bütün sınıflarda internet erişimi olan akıllı tahtalar olduğu için artık ne isteyebiliriz başka, ne eksik bulabiliriz? Tamam eksik yapalım ama önce deyin ki ya bu yaptıklarınız güzel şeyler idi. Allah razı olsun. Şunu da yapın, bunun için teşekkür ediyoruz. Bir bunu söyleyin. Ondan sonra diğerlerini oturup konuşalım. Siz bize hiçbir şey yapmadınız deyip sizin 20 sene önce aklınıza bile gelmeyen şeyleri bugün başka ne isteyebiliriz modunda istemeniz bu en basit ifadeyle Anadolu ifadesiyle ahde vefasızlıktır, yapılanlara saygısızlıktır." diye konuştu.

"’Türkiye, 20 yılda bir eğitim devrimi gerçekleştirdi’ diyorlar"

Tekin, eğitimle ilgili uluslararası raporlara değinerek, şöyle devam etti:

"2002'den itibaren dünyadaki bütün ülkelerin fiziki, teknik kapasitesini ölçen uluslararası örgütler var. Bu örgütlerin raporuna bakıyoruz. 'Bu yapılan derslik ve benzeri binalar açısından Türkiye, 20 yılda bir eğitim devrimi gerçekleştirdi' diyorlar, bunu söylüyorlar. Şimdi diyebilirsiniz ki muhalefet de bunu diyordu. Hatta 2006 ya da 2007'de bir gensoru önergesi verdiler bu fiziki şeyleri yaptığınızda eğitimde başarı yakalandı mı diye. Bununla ilgili de biz şunları yaptık, bunları yaptık dediğimizde gene muhalefet anlamıyor. Uluslararası OECD'nin yaptığı PISA ve TIMSS diye bildiğimiz iki ayrı sınavla ülkelerin eğitim noktasında geldikleri yeri ölçen uluslararası sınavlar var. 3 yılda bir yapılıyor. 2003'te yapıldığında biz 38 OECD yani gelişmiş 38 ülke içerisinde hiçbir alanda ilk 30'a giremiyor idik. Muhalefet bizi eleştiriyordu. Bize, 'PISA'da neredesiniz? İlk 30'da yoksunuz. 37'ncisiniz, 36'ncısınız' diyorlardı, eleştiriyorlardı.

Ben de 2015'ten itibaren müsteşarken 'Bak biz şimdi bir şeyler yaptık. Göreceksiniz bundan sonra yükselişe geçeceğiz, sürekli yükseleceğiz' diyordum. İnanmıyorlardı. 2015'ten itibaren yapılan bütün sınavlarda istikrarlı bir yükseliş sergiledik. En son 8 Eylül'de Bratislava'da bir toplantı yapıldı ve dünyadan 81 ülkenin katıldığı PISA'nın sonuçları açıklandı. Orada beni kürsüye davet eden PISA Yönetim Kurulu Başkanı, bu son sınavda olağanüstü bir başarı yakalayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Milli Eğitim Bakanı'nı bu başarıyı nasıl sağladıklarını diğer ülkelere anlatmak üzere kürsüye davet ediyoruz diye beni çağırdılar ve 81 ülke içerisinde ilk 15'teyiz. Şimdi muhalefet ne derse desin ben ne yaptığımdan eminim. Ben diyorum ki çocuklarımızın hem ders gördükleri binaları müreffeh ortamlar haline getireceğim hem de çocuklarımızın teknolojiyi dünyadaki muadilleri ile eşit biçimde kullanacakları teknolojiyi oluşturacağım."

"Avrupa ülkeleri arasında ilk beşteyiz"

UNDP'nin raporunda, "dünyada, bütün sınıflarında internet erişimli akıllı tahta olan neredeyse tek ülke Türkiye" denildiğini aktaran Tekin, "Hem bunu yapacağız hem de akademik başarıyı yükselteceğiz. Örneklerimiz var. Ondan önce de aralık ayında Teams açıklandı, orada da Avrupa ülkeleri arasında ilk beşteyiz." bilgisini paylaştı.

Yusuf Tekin, "Bir de diyorum ki başka bir şey daha yapacağız. Çocuklarımız milli ve manevi değerlerine bağlı olsun. Niye? Çünkü ben sokağa çıkıyorum, vatandaşla konuşuyorum. Vatandaşa, 'Ya bak eğitimde akademik başarıyı yükselttik, okul binaları yaptık. Okullara teknolojik altyapı getirdik'diyorum ama vatandaş diyor ki 'Tamam da benim çocuğum ölüsünün arkasından Fatiha okuyamıyor. Cenaze olan bir evde yan binada müzik çalıyor, cenazeyi bilmiyor, düğünü bilmiyor, İstiklal Marşı'nı bilmiyor, Atatürk'ü bilmiyor, Cumhuriyet'i bilmiyor. Bizim çocuklarımız bunu öğrenmesin mi? Bizim çocuklarımız bu değerlere bağlı yetişmesin mi? Ben bir de bunu yapmaya çalışıyorum." sözlerini sarf etti.

(Sürecek)

  • Muhabir: MUHAMMET MUTAF,YUNUS HOCAOĞLU
  • Yayınlayan: HÜSEYİN GAZİ KAYKI
  • Düzenleyen: İSMAİL HAKKI DEMİR