Ekonomi Haberleri : Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'de geçen yıl sonu itibarıyla faaliyet gösteren Latin Amerika ve Karayipler (LAK) sermayeli 688 şirket bulunduğunu, bunların ülkedeki sermaye yatırım stokunun 3,4 milyar dolar olduğunu bildirdi.Bolat, Latin Amerika ülkelerinin büyükelçileri ile Bakanlıkta bir araya geldiği toplantıda, Venezuela'da yaşanan depremden dolayı Türk milleti ve hükümeti adına taziye dileklerinde bulunarak, Türkiye'nin, arama-kurtarma ve diğer faaliyetlerde ülkenin yanında yer alacağını söyledi.Türkiye ile Latin Amerika arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı ve ortak vizyon temelinde geliştiğini anımsatan Bolat, 1998'de başlatılan ve 2006'da güncellenen Latin Amerika ve Karayipler Açılım Politikasının meyvelerini vermeye başladığını belirtti. Bölgedeki diplomatik temsil sayısının, son yıllarda önemli artış kaydettiğine işaret eden Bolat, 2002'de 6 olan diplomatik temsilcilik sayımızı, bugün 20'ye yükselttik. Bölgedeki çoğu ülkede, Ticaret müşavirliklerimiz bulunuyor. Aynı şekilde Latin Amerika ülkelerinin, Türkiye'de 18 büyükelçiliğinin bulunmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. dedi.Bolat, Türkiye ile Latin Amerika'daki ülkeler arasında, 20 yılda önemli ticari ve siyasi anlaşmalar imzalandığını hatırlatarak, bu süre zarfında Türkiye'den bölgeye direkt uçuşların da başladığını aktardı.Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) bölgede gerçekleştirdiği yardımlara ilişkin bilgi veren Bolat, Türk kurumlarının deprem ve kasırga gibi doğal afetlerde bölgeye hızlıca yardım ulaştırdığını anlattı.
Toplam ticaretin 5,7 milyar dolarının Türkiye'nin Latin Amerika-Karayip bölgesine ihracatı, 10,6 milyar doları ise bölgeden ithalatı olduğunu dile getiren Bolat, Bu yılın ilk 5 ayında da bölge ile ticaret artmaya devam etmiş, 8,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye ile Latin Amerika arasındaki ticarette, Türkiye'nin ihracatı bu dönemde hemen hemen aynı kalırken, Latin Amerika bölgesinden ithalatı yüzde 19 artış göstermiştir. Böylece dış ticaret hacmi yüzde 15,7 artmış olmaktadır. diye konuştu.Bolat, Türkiye'den Latin Amerika ülkelerine ihracatta altın, mücevher, demir-çelik ve otomotiv ürünleri ile çimento, petrol yağlarının öne çıktığını anlatarak, buradan yapılan ithalatta canlı büyükbaş hayvanlar, ham işlenmemiş altın, soya fasulyesi, kahve, pamuk ve taş kömürü gibi ürünlerin önemli yer tuttuğunu söyledi.LAK'nin, Türkiye'nin dış ticareti içinde henüz yüksek bir paya sahip olmadığını belirten Bolat, şöyle devam etti:
Türkiye'nin 2025 yılında toplam ihracatında Latin Amerika-Karayip bölgesinin payı yüzde 2,1 iken, toplam ithalatında Latin Amerika-Karayiplerin payı yaklaşık yüzde 3 olmuştur. Bu tablo, bölgeden tedarikimizin güçlendiğini göstermekle beraber, dış ticarette daha fazla karşılıklı alım-satım ilişkilerimize önem vermemiz ve dengeli bir yapıya kavuşmamız gerektiğine işaret etmektedir, önümüzdeki dönemde bu oranları daha yukarılara taşıyacağız. Bölge ülkeleri ile bizim ikili ilişkilerimizin iyi gitmesi yanında, MERCOSUR (Güney Ortak Pazarı) ve Pasifik İttifakı gibi bölgesel entegrasyon girişimlerini de yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliği ile MERCOSUR arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasına ilişkin gelişmeleri de dikkatle takip ediyoruz. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile 30 yılı aşan sanayi ürünlerinde, Gümrük Birliği entegrasyon tecrübesinin, MERCOSUR ile ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesi açısından da önemli olduğunu değerlendiriyoruz.
Uluslararası yatırımcılara teşvikler sağlamak için düzenlemeler yapıyoruz
Bolat, jeopolitik risk ve korumacılık politikalarına rağmen, Türkiye ekonomisinin son 23 çeyrektir pozitif büyüme kaydettiğini ve 1,1 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğüyle, dünyada 16. sırada yer aldığına dikkati çekerek, bu doğrultuda uluslararası yatırımcılara bazı teşvikler sağlamak için yasal düzenlemeler yaptıklarını dile getirdi.Uluslararası yatırımlar için kurumlar vergisi oranını yüzde 25'ten yüzde 12,5'e indirdiklerini anımsatan Bolat, Ayrıca, yatırımcıların ihtiyaç duyduğu izin ve ruhsat işlemlerinin tek merkezden yürütülmesi için 'Tek Durak Ofis' uygulamasını başlattık. Kişi başına milli gelirimiz, 18 bin doları aşmış durumda. Enflasyonun gerileme trendine girmesi ve işsizliğin son 3 yıldır tek haneli rakamlarda seyretmesi, Türkiye'yi yatırımcılar için cazibe merkezi yapmaya devam ediyor. değerlendirmesinde bulundu.Bolat, Türkiye'nin 2025'te 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı toplamına ulaştığını belirterek, 2026 hedeflerinin 410 milyar dolar olduğunu kaydetti. Türk müteahhitlik sektörünün küresel başarısına da değinen Bolat, 138 ülkede 562 milyar dolarlık proje üstlenildiğini aktardı.Gelecek dönemin yoğun diplomasi trafiğine sahne olacağını vurgulayan Bolat, Türkiye'nin bu yıl NATO Zirvesi, BM Çevre Zirvesi (COP 31) ve Uluslararası Uzay Kongresi gibi dev organizasyonlara ev sahipliği yapacağını anımsattı.Türkiye'nin Gümrük Birliği tecrübesi, MERCOSUR ile ilişkilerin geliştirilmesinde önemli
Türkiye'nin Latin Amerika-Karayipler bölgesi ile ticari ilişkilerin son yıllarda hız kazandığını söyleyen Bolat, 2000 yılında bölge ile toplam ticaret hacminin sadece 920 milyon dolar olduğunu, bu rakamın 25 yılda tam 18 kat artarak 16,4 milyar dolara yükseldiği bildirdi.Toplam ticaretin 5,7 milyar dolarının Türkiye'nin Latin Amerika-Karayip bölgesine ihracatı, 10,6 milyar doları ise bölgeden ithalatı olduğunu dile getiren Bolat, Bu yılın ilk 5 ayında da bölge ile ticaret artmaya devam etmiş, 8,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye ile Latin Amerika arasındaki ticarette, Türkiye'nin ihracatı bu dönemde hemen hemen aynı kalırken, Latin Amerika bölgesinden ithalatı yüzde 19 artış göstermiştir. Böylece dış ticaret hacmi yüzde 15,7 artmış olmaktadır. diye konuştu.Bolat, Türkiye'den Latin Amerika ülkelerine ihracatta altın, mücevher, demir-çelik ve otomotiv ürünleri ile çimento, petrol yağlarının öne çıktığını anlatarak, buradan yapılan ithalatta canlı büyükbaş hayvanlar, ham işlenmemiş altın, soya fasulyesi, kahve, pamuk ve taş kömürü gibi ürünlerin önemli yer tuttuğunu söyledi.LAK'nin, Türkiye'nin dış ticareti içinde henüz yüksek bir paya sahip olmadığını belirten Bolat, şöyle devam etti:
Türkiye'nin 2025 yılında toplam ihracatında Latin Amerika-Karayip bölgesinin payı yüzde 2,1 iken, toplam ithalatında Latin Amerika-Karayiplerin payı yaklaşık yüzde 3 olmuştur. Bu tablo, bölgeden tedarikimizin güçlendiğini göstermekle beraber, dış ticarette daha fazla karşılıklı alım-satım ilişkilerimize önem vermemiz ve dengeli bir yapıya kavuşmamız gerektiğine işaret etmektedir, önümüzdeki dönemde bu oranları daha yukarılara taşıyacağız. Bölge ülkeleri ile bizim ikili ilişkilerimizin iyi gitmesi yanında, MERCOSUR (Güney Ortak Pazarı) ve Pasifik İttifakı gibi bölgesel entegrasyon girişimlerini de yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliği ile MERCOSUR arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasına ilişkin gelişmeleri de dikkatle takip ediyoruz. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile 30 yılı aşan sanayi ürünlerinde, Gümrük Birliği entegrasyon tecrübesinin, MERCOSUR ile ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesi açısından da önemli olduğunu değerlendiriyoruz.



